Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/2485 E. 2024/5175 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2485
- Karar No
- 2024/5175
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1857 Esas, 2023/98 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/122 E., 2022/765 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince 15.09.2022 tarihli asıl kararla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, 28.09.2022 tarihli ek kararla ise konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ek kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı ... arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalının sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, müvekkili bankanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davalılar hakkında ilamsız icra takibi başlattığını, takibin, davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen asıl kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 2. Davacı vekili karardan sonra mahkemeye hitaben sunduğu 19.09.2022 tarihli dilekçeyle, davalıların İcra Müdürlüğüne hitaben ayrı ayrı sunmuş oldukları dilekçelerle takibe vaki itirazlarından feragat ettiklerini bildirdiklerini ve İcra Müdürlüğünün icra dosyasındaki itirazları kaldırdığını, davanın böylece konusuz kaldığını beyan ederek davanın konusuz kaldığı gözetilerek bir karar verilmesini talep etmiş, keza davalı ... de Mahkemeye hitaben sunduğu 20.09.2022 tarihli dilekçeyle, kendisinin ve diğer davalının takibe vaki itirazından feragat ettiğini, davanın bu suretle konusuz kaldığını, davacıdan yargılama gideri ve vekâlet ücreti talebinin bulunmadığını beyan ederek ek karar verilmek suretiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin belirtilen gelişmeler üzerine verdiği yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, "Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir." hükmünü haiz olduğu, her iki taraf vekilinin de vekâletnamesi incelendiğinde feragat ve sulh yetkilerinin olduğunun görüldüğü, tüm dosya kapsamı ve taraf vekillerinin beyan dilekçesi doğrultusunda davacının davasının konusuz kaldığı gerekçesiyle dava konusuz kaldığından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve talep olmadığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddi ile vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verildiğini, gerekçeli kararın taraflara tebliğ edilmeksizin ek kararın tebliğe çıkarıldığını, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından müvekkilleri aleyhine itirazın iptali davası açıldığını, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın 1 yıllık hak düşürücü süreyi tabi olup süresinde açılmadığını, kanunen itirazın iptali davasının bir yıl içerisinde davayı açması gerektiğini, bu süre geçtikten sonra artık ilgili icra dosyasından borçlu hakkında açılmış olan takibe devam edilemeyeceğini, tüm sözleşme ve yapılandırma evraklarının tetkikinde sözleşmenin ve yapılandırma belgelerinin boşluk doldurma usulü ile düzenlendiği ve müvekkilinin sözleşme içeriğini anlaması ve kavramasını sağlayacak ölçü, bilgi ve nizamı barındırmadığının anlaşılacağını, Türkiye genelinde faaliyet yürüten davalı bankanın müvekkili karşısında hayli güçlü olduğunu, müvekkilinin taşınmazlarını kurtarma amacı ile davalının sunduğu her evrakı ve belgeyi imzalamak zorunda olduğu nazara alındığında sözleşmelerin imzalanmasının müvekkili açısından zorunlu bir hal olduğu ve davalının bu zorunlu hali su istimal ettiğinin aşikar olduğunu, yerel mahkemece 28.09.2022 tarihli ek kararının 5 numaralı hüküm fıkrasında talep olmadığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verildiğini, mahkemece bu kanıya nasıl varıldığına taraflarınca anlam verilemediğini, taraflarınca mahkemeye ibraz edilen 25.03.2022 tarihli cevap dilekçesinin sonuç ve istem başlıklı kısmında yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesinin açıkça talep edildiğini, bu talep karşısında yerel mahkeme ek kararının kabulünün mümkün olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile aynı Kanun'un 310 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.