Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/127 E. 2024/2040 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/127
Karar No
2024/2040
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1022 Esas, 2022/1047Karar ASIL DAVADA DAVACI : ... vekili Avukat ... DAVALILAR : 1- ... vekili Avukat ... ... : 2- ... vekili Avukat ... : 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... 7- ... İHBAR OLUNAN : Bilmar Finansal Kiralama A.Ş. -Kayyım ... BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 2.asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/391 E. sayılı BİRLEŞEN DAVADA DAVACI : ... vekili Avukat ... HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/3 E., 2019/299 K. Taraflar arasındaki yönetim kurulu kararlarının yokluğunun tespiti davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine, birleşen davanın davalı şirket kayyımının davayı kabule ilişkin beyanı nedeniyle kabulüne karar verilmiştir. Birleşen davaya ilişkin kararın asıl davada davalılar ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf dilekçelerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.03.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin ortağı olduğu Bilmar Finansal Kiralama A.Ş.'nin 14.12.2005 tarihli genel kurulda ..., ..., ..., ..., ...'nın 3 yıl için yönetim kurulu üyeliklerine seçildiklerini, hissedar olduklarında görevlerine başlayabileceklerini, hissedar olmadan seçilen bu kişilerin hiç bir zaman şirket hissedarı olmadıklarını, ...'nin 22.02.2007 tarihli sözleşme ile hisselerini devir edip yönetim kurulundan istifa ettiğini, yine hissedar olmayan ...'nın da aynı şekilde yönetimden istifa ettiğini, yok hükmündeki yönetim kurulunun 21.02.2007 tarihi itibari ile hissedar olan ..., ... ve hissedar olmayan ...'den ibaret kaldığını, kalan üç kişinin şirketin yönetim kurulunun toplanma, karar alma nisabı için yeterli olmadığını, geçersiz yönetim kurulunun toplanarak 18 sayılı yönetim kurulu kararı ile şirket hissedarı olmayan ...'nun ilk genel kurul toplantısına kadarki sürede görev yapmak üzere yönetim kuruluna napsedildiğini, ...'in kurul dışı bırakıldığını, geçersiz yönetim kurulunun bu sefer de 4 kişi olarak toplandığını ve 19 sayılı yönetim kurulu kararı aldıklarını, 19 sayılı yönetim kurulu kararının ...'nun şirketin ortağı olduğunun kabulü hakkında olduğunu, 18 ve 19. kararların ticaret sicilde tescil ve ilan edilmediğini, hissedar olan ..., ... ve hissedar olmayan ... huzuru ile toplanan yönetim kurulunun 22 no.lu kararla bu kez de ortaklık vasfı olmayan ...'nu tekrar, ortaklık hissesi olmayan başka biri olan ...'i yönetim kuruluna seçerek yönetim kurulunun 5 kişi olmasını sağladıklarını, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi kararı ile 18, 22, 23, 24 sayılı kararların yok hükmünde sayıldığını, 12.07.2007 tarihli genel kurulun ortaklık vasfı olmayanlar tarafından toplandığını, illegal yönetim kurulu oluşturulduğunu, yeni ve gayrıkanuni toplanan genel kurul kararlarının İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2010/524 E. sayılı dosyada yok sayılmasına karar verildiğini, ortaklık vasıfları olmayanların katılım ve oyu ile ortak olmayanların yönetim kuruluna seçildiğini, illegal yönetim kurulunun 12.07.2007 tarih ve 33 sayılı kararı ile kendi aralarında iş bölümü yaptıklarını, şirketi temsilde karar oluşturduklarını, 33 sayılı kararın ticaret sicilde ilan edildiğini, 33 sayılı kararla yönetim kuruluna seçilmiş, ilan edilerek aleniyet kazanmış kişiler ... ve ... ve ...'in görevlerinden istifa ettiklerini, 34 sayılı yönetim kurulu kararı ile istifalarının kabul edildiğini, 34, 38 ve 39 sayılı kararlarla yeni yönetim kurulu düzenlendiğini ve görev taksimi yapıldığını, ticaret sicilde ilan edildiğini, ticaret sicilde ilan tarihinden önce bir tarihte ...'un da yönetimden istifa ettiğini, ihbar edilen şirkete İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2009/373 E. sayılı dosyasında yönetim kayyımı tayin edilerek 23.08.2010 tarihinde tescil ve ilan edildiğini ileri sürerek 22.12.2005 tarihli 16 sayılı yönetim kurulu kararının yok sayılmasına, ticaret sicilde tescil ve ilan edilmeyen ancak Bilmar Finansal Kiralama A.Ş. için bağlayıcılık ifade eden 34 ve 38 sayılı yönetim kurulu kararlarının yok sayılmasına, 25.09.2007 tarihinde ticaret sicilde tescil ve ilan edilen 33 ve 39 sayılı yönetim kurulu kararının yok sayılmasına, ihbar edilen şirketin yok hükmündeki kararlarla verilen imza yetkilerinin geçersizliğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalı olarak Bilmar Finansal Kiralama A.Ş. göstererek asıl davadaki taleplerini tekrarlamıştır. II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönetim kurulu kararının butlanına ilişkin olup davanın şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerektiği, birleşen dava bakımından İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin kesinleşen kararı ile ...'ın her türlü konuda temsil ve ilzama yetkili olarak şirkete yönetim kayyımı atandığı, kayyımın 03.04.2018 tarihli davanın kabulüne ilişkin beyan sunduğu gerekçesiyle asıl davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine, birleşen davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 308 inci maddesi uyarınca kabul nedeniyle kabulü ile 22.12.2005 tarihli 16 no.lu, 12.07.2007 tarihli 33 no.lu, 25.07.2007 tarihli 34 no.lu, 28.08.2007 tarihli 38 ve 39 no.lu yönetim kurulu kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen birleşen davaya ilişkin kararına karşı süresi içinde asıl davada davalılar ... ve ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Asıl davada davalılar ... ve ... vekilleri birleşen davaya ilişkin istinaf dilekçelerinde özetle; asıl ve birleşen davanın tarafları farklı olduğu için birleştirme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ile davalı şirket arasında menfaat çatışması bulunduğunu, asıl ve birleşen davaların tefrik edilip daha sonra hüküm kurulması gerektiğini, şirket kayyımı ... ile davacı şirket ortağı avukat ... arasında organik bağ, garabet ilişkisi ve muvazaalı ilişki bulunduğunu, buna dair delilleri ek olarak sunduklarını, davacının yönetim kurulu kararlarının yok hükmünde sayılmasını "kabul yolu" ile tespit ettirdiğini, söz konusu yönetim kurulu kararında kendi imzası da bulunduğunu, bu karar neticesi imza ile davalı şirket adına kayıtlı bir çok gayrimenkulü kendisi ve eşi adına devrettirdiğini, 25.05.2011 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapmak üzere oluşturulan gündemin şirket ortağı olan müvekkillerine tebliğ edilmediğini, bu şartlar altında tek taraflı alınan kararlar ile işlemler yapılır iken şirket kayyımı ...’ın kabul beyanının geçerlilik arz etmeyeceğini ileri sürerek birleşen davaya yönelik İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemişlerdir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirkete İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.06.2010 tarihli, 2009/373 E., 2010/363 K. sayılı kararı ile ...'ın kayyım olarak atandığı, yönetim kurulu kararının butlanına dair açılan davada husumetin şirkete yöneltilmesi gerekip, birleşen dosyada davalı şirketi temsil ve ilzama, kayyımın yetkili olduğu, şirket ortağının şirketi temsil etmesi ve şirket adına işlem yapmasının mümkün olmadığı, davalı şirketin ortakları ... ve ...'nun birleşen davada taraf sıfatı bulunmadığı, birleşen davada aleyhlerine hüküm kurulmadığı ve kararla birlikte herhangi bir hakları da ihlal edilmediğinden birleşen davada verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurma hakları bulunmadığı gerekçesiyle birleşen dava yönünden davalı şirket ortakları ... ve ...'nun istinaf dilekçelerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen birleşen davaya ilişkin kararına karşı süresi içinde asıl davada davalılar ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl davada davalılar ... ve ... vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle; istinaf dilekçelerinde sıralanan benzer sebeplerle birleşen davaya ilişkin kararın bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu yönetim kurulu kararlarının yokluğu koşullarının bulunup bulunmadığı, davalı Şirket kayyımının kabul beyanının birleşen davayı sona erdirip erdirmeyeceğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 308 inci maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalılar ... ve ... vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davalılar ... ve ...'ndan alınarak asıl ve birleşen davada davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/127, K. 2024/2040, T. 13.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-127-e-2024-2040-k-b99931fe32f4