Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/4211 E. 2024/436 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4211
Karar No
2024/436
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

... MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1102 E., 2023/129 K. DAVALILAR : Hazine vekilleri Avukat ..., Avukat ..., ... Tapu Kadastro Yedinci Bölge Müdürlüğü DAVA TARİHİ : ... HÜKÜM/KARAR : Ret / Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/159 E., 2020/63 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının mirasbırakanı adına kayıtlı ... Mahallesinde kain, 18.07.1966 tarih cilt no 40, sayfa no 20, sıra no 63 olan tapu kaydının, yapılan kadastro çalışmaları sırasında uygulanmadığını, yapılacak keşifte tapu kaydının kapsadığı yerleri göstereceğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ve davacı adına tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...,... ve 75 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davalılar kayıt maliki olmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan, 63, 65, 66, 67, 68 ve 76 parsel sayılı taşınmazlar yönünden Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü süre dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğunu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü, aksi halde dosyanın yeniden karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazlardan ... 66, 67, 68 ve 76 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanağının 14.11.1972 tarihinde, 63 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının 30.04.1973 tarihinde, 14 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının 12.10.1993 tarihinde, 71,73 ve 75 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanağının ise 01.04.1998 tarihinde kesinleştiği, bu tarihler ile dava tarihi olan 20.09.2011 tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunduğu, ayrıca malikine karşı dava açılmayan parseller yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. Somut olayda; ...,... ve 76 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanağının 14.11.1972 tarihinde, 63 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının 30.04.1973 tarihinde 14 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının 12.10.1993 tarihinde, 71,73 ve 75 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanağının ise 01.04.1998 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme tarihleri ile davanın açıldığı 20.09.2011 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun'un 12/3 üncü maddesinde belirlenen hak düşürücü sürenin geçtiği, ayrıca 11, 14, 16, 17, 18, 25, 55, 71, 73 ve 75 parsel sayılı taşınmazların kayıt maliklerinin ise dava dışı kişiler olduğu anlaşılmaktadır. 2.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 247,70 TL bakiye onama harcının davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/4211, K. 2024/436, T. 18.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2023-4211-e-2024-436-k-ab0a24bdbc49