Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/1040 E. 2024/4279 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1040
- Karar No
- 2024/4279
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/857 Esas, 2022/1845 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/496 E., 2020/491 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıdan 200.000,00 TL tutarında para aldığını, tefecilik yapan davalının, davacının aldığı faizli paranın teminatını teşkil etmek üzere 300.000,00 TL tutarlı çek keşide etmesini istediğini, çekin davalının isteği üzerine dava dışı şirket adına keşide edildiği, çekin dava dışı ...'a ciro edildiği ve bu kişi tarafından davalıya ciro edildiğini, davalının söz konusu çeke dayanarak davacı aleyhine icra takibi başlattığını, çekin bir iş ve hizmet karşılığı olmadan teminat amaçlı verildiğini ileri sürerek davacının çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu çekin teminat çeki olmadığını, davacının başka bir çekten bakiye kalan borcu ile birlikte müvekkili tarafından kredi çekilerek davalıya borç olarak verilen para karşılığında davacı tarafından müvekkiline verildiğini, ancak davacının müvekkiline ödemede bulunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı teminat çeki ve bedelsizlik iddialarının usulüne uygun delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın takibe dayanak çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olmasına karşın İlk Derece Mahkemesince hatalı olarak belirlenen dava değeri ve harç ikmali için verilen kesin süre nedeniyle müvekkili tarafından harç ikmal edildiğini, dava dilekçesinde talebin açık olduğunu, takipten borçlu olunmadığının tespiti ile talebin kabul edilmesi halinde dahi yine de müvekkiline fazladan harç yatırtıldığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti hesabında bu değerin esas alınmasının doğru olmadığını, müvekkili tarafından ara karara itiraz edilerek ihtirazi kayıt ile ara kararın yerine getirildiğini, gerekçeli kararın ise 16.12.2019 tarihli 4 no.lu ara karara da uygun olmadığını, müvekkiline menfi tespit davası arabuluculuktan muaf olmasına karşın lüzumsuz masraf yaptırıldığını, davalının süresinden sonra verdiği cevap dilekçesi ile savunmaların genişletilmesi mahiyetindeki beyanlarına muvafakat edilmediğini, MASAK Başkanlığına yapılan başvuruya ilişkin tahkikat dosyası getirtilmeden ve incelenmeden eksik incelemeyle karar verildiğini, tanıkların beyanlarının gözardı edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda teminat iddiası ile birlikte bedelsizlik iddiasının ispatı yükü davacı borçlu üzerinde olup davacı tarafından teminat iddiası ile birlikte bedelsizlik iddiasının usulüne uygun delillerle ispat edilemediği, davacının dava dilekçesindeki talebinin açıkça takibe dayanak çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, ön inceleme duruşmasındaki tarafların beyanları, İlk Derece Mahkemesinin ön inceleme duruşmasındaki ara kararına ilişkin itiraz dilekçesindeki davacı beyanları dikkate alındığında davacının talebinin açıkça karşılıksız çıkan çek miktarı olan 298.400,00 TL'nin dava değeri olduğu vekalet ücreti hesabında da bu miktarın esas alınması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın taraflarının tacir olmadığını, davanın görevli mahkemede açılmadığını, eksik inceleme sonucu karar verildiğini, davalı vekilinin dosyada mevcut cevap dilekçesi ve ekleri olarak bildirdiği belgelerin tümü davacının davasını ve iddiasını destekler nitelikte olduğu, davalı tarafın davacıya içinde bulunduğu aciz halinden yararlanarak bir ay süreli 200.000,00TL aşırı faizle borca para satmasına karşın 190.000,00TL ödemesi ve 215.000.00TL’lik çek alması ve bu çeki dolambaçlı yollardan ödettirmesi, ödemenin yapıldığı kişilerin dinlenmemesi yine aynı tarihli 300.000.00TL’lik teminat çekinin alınması ve bunun da dolambaçlı yollar izlenerek ciroları yaptırılarak ele geçirilerek takibe konulması davanın ispatlandığının en önemli delili olduğunu, taraf defterleri ve banka hesapları incelenmeden karar verildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, dava konusu çekin teminat için verildiği ve bedelsiz olduğu iddiasına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.