Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/1047 E. 2024/4340 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1047
- Karar No
- 2024/4340
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/806 Esas, 2022/1335 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2021/743 E., 2022/244 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın büyükbaş hayvan alışverişinden dolayı kendilerine borcu bulunduğunu, davalıdan borcun birçok kez istenilmesine rağmen ödemediğini, borca ilişkin Konya 6.İcra Müdürlüğü'nün 2020/7414 E. sayılı dosyası ile takip yapıldığını, takip tarihi itibariyle 245.463,66 TL borcu bulunduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz etmesi sebebiyle takibin durduğunu beyan ederek yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının borç bulunduğunu belirttiği hayvanları çiftliğinde yediemin olarak bulundurduğunu sonrasında yediemin olduğu hayvanları davacıdan satın alarak söz konusu borcu alacaklıya ödediğini, hayvanların alım satımı ile ilgili bir anlaşma yapılmadığını, davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisinde yapılan inceleme sonucunda davacı vekili ilk davanın açıldığı tarih olan 22.04.2021 tarihinde dosyanın tetkikinde arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşılmaktadır. "6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi uyarınca 1.1.2019 tarihi itibarıyla Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir" şartı sağlanamadığı anlaşılmakla, davanın HMK'nun 115. ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun) 18/A-2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının kesinleşmesi ile birlikte taraflarınca 24.12.2021 tarihli başvuru dilekçesi ile Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/316 E., 2021/750 K. sayılı dosyasına başvurularak görevsizlik kararının taraflarına tebliğ edildiği, mahkemenin vermiş olduğu görevsizlik kararı gereğince dosyanın dilekçeleri ekinde sunmuş oldukları arabuluculuk anlaşamama son tutanağı ile birlikte görevli ve yetkili Konya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi talep edildiğini, eldeki dava dosyasının görevli Konya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi talep edilirken Konya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevsizlik kararı vermesi üzerine taraflarınca zorunlu arabuluculuk başvurusu da yapıldığını, sonuçlandırılmış ve arabuluculuk anlaşamama tutanağının da dilekçeleri ekinde sunulduğunu, dolayısıyla görevli Konya Asliye Ticaret Mahkemesine eldeki dava dosyası gönderilmeden Konya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı vermesi üzerine dava şartı olan zorunlu arabuluculuk süreci tamamlanmış ve görevli mahkemeye dava dosyasının gönderilmesi talebi ile birlikte mahkemeye sunulduğunu, yerel mahkemenin TTK. 5/A maddesini yanlış yorumlandığını, zorunlu arabuluculuk kurumunun amacından uzaklaşarak aşırı şekilci bir yorumda bulunduğunu ve müvekkilinin anayasamız ve AİHS ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı ve mahkemeye erişim hakkı ihlal edildiğini belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki tarafın tacir ve ticari işletmesiyle ilgili olan nispi ticari davada davanıın asliye hukuk mahkemesinde açıldığı, asliye hukuk mahkemesinin görevsizlik kararından sonra davacı tarafından arabulucuya başvurulduğu, dava tarihinin davanın asliye hukuk mahkemesinde açıldığı tarih olduğu, davacı tarafından, 6325 sayılı Kanun'un 18/A, 2 fıkrasına göre dava açılmadan önce, arabulucuya başvurulmadığının sabit olduğu bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 68 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.