Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/7576 E. 2024/4175 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7576
- Karar No
- 2024/4175
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/923 Esas, 2022/397 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/589 E., 2019/48 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu ... Orman Ürün. Bilgi... Ltd. Şti. arasında 30.04.2012 tarihli Genel kredi sözleşmesi aktedildiğini, davalıların bu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalılara ihtarname gönderilerek hesabın kat edildiğini, davalıların borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı borçluların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; .... Orman Ürün.... Ltd. Şti.'ne kefil olduğunu, ancak alınan kredinin tamamının ödendiğini ve kapatıldığını, bankaya hiçbir borcunun bulunmadığını, 30.04.2012 tarihli kredi kapatıldıktan sonra şirketin iki ayrı Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi'nin daha imzalandığını, başkaca krediler kullanıldığını, bu kredilerde kefilliğinin bulunmadığını, bankaya ihtarname göndererek kefillikten rücu ettiğini bildirdiğini, davacı bankanın alacaklı olmadığı halde takibe geçtiğini, usulüne göre tebliğ edilmiş hesap kat ihtarnamesinin bulunmadığını, gönderilen ihtarnameye süresi içinde itiraz ettiğini, temerrütün gerçekleşmediğini ve takipte temerrüt faizi talep edilmesinin hukuki olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu kredilerin 30.04.2012 tarihli kredi sözleşmesine istinaden kullanılan krediler olduğu, davalıların kefaletlerinin geçerli ve kefalet limitleri kapsamında olduğu, borçtan sorumlu oldukları, bilirkişi raporlarındaki tespitlere göre takip tarihi itibariyle tüm davalıların sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalıların 220.301.53 TL taksitli ticari kredi asıl alacağı yönünden 2.309,95 TL borçlu cari hesap alacağı yönünden, 126,60 TL ticari kredili mevduat alacağı yönünden itirazlarının ayrı ayrı kısmen iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, kötüniyet tazminatının şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin Genel Kredi Sözleşmesi'nde kefil olan müvekkilinin kefalet oranının üzerinde bir tutarla sorumlu tutularak yasaya ve hakkaniyete aykırı bir karar verdiğini, davaya konu uyuşmazlığın esasında kefalet tutarının 160.000,00 TL olduğunu, karara esas bilirkişi raporunda 08.06.2021 tarihinde limit artışının yapıldığının ve bu yeni sözleşmede de kefillerinin imzalarının bulunduğunun ifade edildiğini, ancak daha sonra davalıların itirazları üzerine hazırlanan ek raporda ise kendilerinin sorumluluğunun 160.000,00 TL'lik miktar ile kefil oldukları Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklandığının ifade edildiğini, bilirkişilerce dosyanın öncelikle eksik incelendiğini, daha sonra ise hukuki değerlendirme yönünden hata yapıldığını, kefilin belirsiz miktarlardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, yerel mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davalı ...'nın kefil olduğu kredinin ödeme suretiyle sona erdiğini, daha sonra ileri tarihlerde banka ile borçlu şirketin iki ayrı genel kredi sözleşmesi daha imzalanıp krediler kullandırıldığını, kendisinin bu kredilere kefaletinin bulunmadığını, ayrıca kefillikten rücu ettiğini bankaya bildirdiğini belirtip davacıya bir borcu bulunmadığını iddia etse de gerek ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarına, gerekse Dairece alınan bilirkişi raporuna göre temlik eden İş Bankası AŞ. ile dava dışı borçlu şirket arasında 30.04.2012 tarihli tek bir kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'nın 160.000,00.TL diğer davalıların ise 460.000,00.TL limitle kredi sözleşmesine müteselsil kefil olduğu, takibe konu kredilerin de davalıların imzasının bulunduğu bu kredi sözleşmesine istinaden kullandırılmış olduğu, bu haliyle tüm davalıların kefaletlerinin geçerli olduğu ve borçtan kefalet limitleriyle sınırlı olarak sorumlu olduklarının anlaşıldığı, itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu, davacının dava dilekçesinde dava değerini 144.671,52 TL olarak göstermiş ve harcı da bu miktar üzerinden yatırdığı, Dairece taleple bağlı kalınarak bu miktar yönünden inceleme ve değerlendirme yapıldığı, takipte talep edildiği halde işlemiş faiz ve feriler yönünden harcı yatırılmak suretiyle açılmış bir dava bulunmadığından işlemiş faiz ve ferilere yönelik taleplerin dikkate alınmadığı, Dairece alınan bilirkişi rapor ve ek raporunun açık ve denetime elverişli olduğundan hesaplanan alacak miktarı ve belirlenen faiz oranlarının hükme esas alındığı, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, reddedilen kısım yönünden davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne davalıların itirazın iptaline, takibin taksitli ticari kredi asıl alacağı için 141.302,03 TL, borçlu cari hesap asıl alacağı için 2.231,18 TL, ticari kredili mevduat asıl alacağı için 89,81 TL olmak üzere toplam 143.623,02 TL üzerinden (davalılar ... ve ...'nın borcun tamamından, davalı ...'nın ise Taksitli ticari kredi ve Ticari kredili mevduat alacağı toplamı olan 141.391,84 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) devamına, dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının tazminat talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 28.724,60 TL icra inkar tazminatının (davalılar ... ve ...'nın tamamından, davalı ...'nın 28.278,36 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla davalılardan alınarak davacıya verilmesine, şartları oluşmadığından davalıların kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş ise de Bölge Adliye Mahkemesince 31.10.2022 tarihli ek karar ile davalılar vekili tarafından 7 günlük kesin süre içinde temyiz yoluna başvuru harcı yatırılmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin temyiz başvurusuna ilişkin dilekçesinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar ... ve ... vekili asıl ve ek karara yönelik temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece verilen ek kararın hatalı olduğunu, zira harç tamamlattırılmasına dair tebligatın usulüne uygun tebliğ edilmediğini, temyiz harcının ek karar tarihinden sonra yatırıldığını, ek karar kaldırılarak davanın esasına dair temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiğini, kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, genel kredi sözleşmesinde kefil olan müvekkilinin kefalet oranının üzerinde bir tutarla sorumlu tutulduğunu, davaya konuyu uyuşmazlıkta kefalet tutarının 160.000,00 TL oluğunu, davacı banka tarafından daha sonra bu kefalet tutarının tek taraflı arttırılmasının mümkün ve hukuka uygun olmadığını, yeniden imza verilmeyen bir limit artışından kefilin sorumlu tutulamayacağını, bilirkişi raporlarının eksik incelemeye dayandığını, kefilin belirsiz miktarlardan sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığını, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi kefilleri olan davalılar hakkında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılar ... ve ...'ya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.