Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/6480 E. 2023/6418 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6480
Karar No
2023/6418
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/1191 Esas, 2022/549 Karar DAVA TARİHİ : 04.04.2019 HÜKÜM : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Kimya Tekstil End. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin tek ortağı ve müdürü olan müvekkilinin şirket adına düzenlediği 100.000,00 USD bedelli bonoyu davalının bölge müdürüne teslim ettiğini, gelen ihtarname ile senedin davalı tarafından müvekkilinin borçlu gösterilmesiyle tahsile verildiğinin öğrenildiğini, oysa bononun ... Kimya Tekstil End. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı arasındaki açık cari hesap ilişkisi sebebiyle teminat maksadıyla düzenlendiğini ileri sürerek müvekkilinin borcun tamamından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini, kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; İcra Hukuk Mahkemesince takip durdurulduğundan davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, senetteki her iki imzanın davacı tarafından atıldığını, kefil kısmına kimlik numarasının, ismin ise başka bir boşluğa yazıldığını, bu durumun hayatın olağan akışına uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli ve 2019/274 E., 2019/577 K. sayılı kararıyla arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 18.11.2019 tarihli ve 2019/1100 E., 2019/1177 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 30.09.2021 tarih, 2020/4366 E., 2021/5834 K. sayılı kararıyla ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu bulunmadığı ve arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın icra takibi başlatıldıktan sonra açıldığı, 2.İcra Hukuk Mahkemesindeki davanın ise 25.04.2019 tarihinde açıldığından dava tarihi itibarıyla davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, dava konusu senetten dolayı Bursa 3.İcra Müdürlüğünün 2019/4718 E. sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine İcra Hukuk Mahkemesinin 25.04.2019 tarihli kararıyla davanın reddedildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 04.03.2020 tarihli kararı ile "...bononun önyüzdeki borçluya ait iki imzanın da şirket kaşesi üzerinde olduğu, açıkta imzanın bulunmadığı görüldüğünden, imzanın şirket adına atıldığının kabulü gerekir. Bu durumda takibe konu bono nedeniyle şirket temsilcisinin şahsen sorumluluğu bulunmamaktadır.." gerekçesiyle takibin durdurulmasına karar verildiği, kararın onanarak kesinleştiği, davacının, dava dışı ... Kimya Tekstil End. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin yetkili temsilcisi olduğu, davaya konu 31.03.2019 vade tarihli 100.000,00 USD bedelli bononun ön yüzdeki borçluya ait iki imzanın da dava dışı ... Kimya Tekstil End.San. ve Tic. Ltd. Şti. kaşesi üzerinde bulunduğu, açıkta imza olmadığından, senetteki imzanın dava dışı ... Kimya Tekstil End. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin temsilcisi olan davacı adına değil de anılan şirket adına atıldığı kabul edildiğinden, davacının dava konusu senet bedelinden şahsi olarak sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının dava konusu 13.11.2019 keşide tarihli 31.03.2019 vade tarihli 100.000,00 USD bedelli senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının kendisine gönderilen protestoya yıllarca sessiz kaldığını, şahsi ipotek verdiğini, yerleşik kararlara göre çift imzanın birinin şirketi, diğerinin şahsi olarak borçluyu bağlayacağını, vekalet ücretinin nasıl hesaplandığının belirlenemediğini, fahiş vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2. Dava, bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup davacı döviz üzerinden düzenlenen bononun dava tarihindeki TL karşılığı olan 560.670,00 TL üzerinden harcını yatırıp işbu davayı açmıştır. Mahkemece, dava menfi tespit istemi yönünden kabul edilmiş olup davacının dava tarihindeki kur üzerinden yatırdığı harca göre davacı yararına vekalet ücreti taktiri, harcın da buna göre belirlenmesi gerekirken vekalet ücreti ve harcın karar tarihindeki kur üzerinden hesaplanması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “101.235,42-TL harçtan peşin alınan 9.574,85- TL harcın mahsubu ile arta kalan bakiye 91.660,57-TL ” ibaresinin çıkartılarak yerine “38.299,36 TL harçtan peşin alınan 9.574,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 28.724,51 TL” ibaresinin yazılması, (5) numaralı bendinde yer alan “84.670,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “45.083,50 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/6480, K. 2023/6418, T. 02.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-6480-e-2023-6418-k-0af42a13aa66