Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/6376 E. 2024/2881 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6376
Karar No
2024/2881
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

MAHKEMESİ :Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/1457 Esas, 2022/1477 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI :2021/267 E., 2022/24 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin banka hesabından davalıya ait hesaba 05.01.2021 tarihinde sehven 255.000,00 TL havale yaptığını, davalının iade edeceğim şeklindeki olumlu yaklaşımına rağmen olumlu bir sonuç alınamadığını, müvekkilinin ödeme yapılmasını davalıya ihtar ettiğini, davalının cevabi ihtarnamesinde gönderilen tutarın sehven gönderilen bir tutar olmayıp, 05.01.2021 tarihinde müvekkiline yapılan araç satış bedeli olduğunun belirtildiğini, taraflar arasında araç satış sözleşmesi mevcut olduğunu, faturada keşide edilmiş olup bedelin KDV dahil 35.000,00 TL açık olduğunu, sözü edilen satış/fatura bedeli olarak müvekkilinin davalıya 31.12.2020 tarihinde 5.000,00 TL, 05.01.2021 tarihinde 30.000,00 TL havale etmiş olup, havale dekontlarında ödemelerin araç bedeli olduğunun belirtildiğini, kısaca 255.000,00 TL'nin araç bedeli değil, sehven gönderilen iadesi gereken para olduğunu ileri sürerek davalarının kabulüne, davalının icra takibine yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, haksız itirazdan dolayı davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından gönderilen tutarın sehven gönderilen bir tutar olmayıp, 05.01.2021 tarihli satış sözleşmesi ile müvekkili tarafından davacıya satışı yapılan araç satış bedeli olduğunu, müvekkilinin kendisine ait aracı 315.000,00 TL üzerinden satışa çıkardığını, ilanı gören davacının müvekkilini arayıp pazarlık ederek 290.000,00 TL'ye anlaştıklarını, bunun 5.000,00 TL'sinin müvekkilinin ticari hesabına kapora olarak davacı tarafından gönderildiğini, satış yapıldıktan sonra da yine müvekkilinin ticari hesabına 30.000,00 TL davacı tarafından gönderildiğini, satış bedelinin kalan tutarı olan 255.000,00 TL'nin bu sefer müvekkilin bireysel hesabına gönderildiğini, sehven yapıldığı iddia edilen işlemlerin bunlar olduğunu belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, haksız ve kötü niyetli takip yapan davacının takip çıkışı üzerinden % 20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalıya gönderilen paraların banka havalesi yoluyla gönderildiği, havalenin ne amaçla gönderildiğinin havalenin açıklama bölümünde belirtilmediği, havalenin kural olarak ödeme vasıtası olup aksini iddia edenin iddiasını ispatlamakla yükümlü olduğu, davalı tarafça gönderilen havalelerin davacıya satılmış olan araç bedeli karşılığında gönderildiği yönünde savunma yapıldığı ve bu savunmaya göre davalının havaleyi kabul etmekle birlikte hukuki niteliğinin ileri sürülenden farklı olduğunu beyan ettiği ve vasıflı ikrarda bulunmuş olduğu, öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere vasıflı ikrar, bölünemeyen ikrarlardan olduğundan bu durumda ispat yükünün davacıda olduğu, davacının havaleyi davalıya sehven gönderdiğini ispat edemediği, aradan bir buçuk ay geçtikten sonra davacının ihtarname göndermesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyadaki delillerin göz ardı edilmesi sureti ile hak ihlaline sebep olacak şekilde karar verildiğini, davalı cevabı ihtarnamesinden de anlaşılacağı üzere havale yapılan miktarın araç satış bedeli olduğu ifade edildiği beyanının vasıflı ikrar olduğunu, yapılan ödemenin kabul edildiğini ancak ödemenin hukuki niteliğinin başka olduğunu iddia ettiğini, müvekkilin yapılan havalenin araç satış bedeli olmadığını kesin delillerle ispat ettiğini, taraflar arasında Yozgat 1. Noterliğinin 05.01.2021 tarihli araç satış sözleşmesi mevcut olup sözleşme kapsamında araç bedeline ilişkin ödemelerin havale dekontlarında araç bedeli olduğunun belirtildiğini, bu kapsamda noterde yapılan sözleşmenin göz ardı edilmesi düşünülemeyeceğini, davalı tarafından keşide edilen fatura kapsamında tarafların faturalarda gösterilen birim fiyatı ve fatura toplamlarını benimsediğinin kabulü gerektiğini, davalının kendi düzenlediği faturanın aksini iddia etmesinin hukuken korunamayacağını, tarafların fatura içeriğini kabul ettikleri kabulü ile karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki ilişki satış sözleşmesi davalı tarafından düzenlen fatura ve ödeme dekontlarındaki açıklamalar ile sabit olup, davalının cevabi ihtarnamesindeki beyanları aksinin ve ödemenin sehven yapıldığı husularının müvekkil tarafından kesin delillerle ispatlandığını, dava konusu havalede açıklama olmamasının da ödemenin sehven yapıldığını ispatlar nitelikte olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ispat yükü davacıda olmakla davaya konu 225.000,00 TL'nin sehven gönderdiğini iddiasının ispat edilemediğini, davacının hem müvekkilinin sattığı aracı satın alarak aracın satış bedelini ödediğini hem de haksız kazanç elde etmek maksadıyla aracın kendisinde olmasına rağmen araç için ödediği parayı müvekkilden yeniden tahsil etmek amacıyla icra takibi başlattığını, davacının açıkça kötü niyetli olarak fazla para tahsiline uğraştığını, dolayısıyla davacının haksız ve kötü niyetli takip yaptığını, bu sebeple davacının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi kötü niyet tazminatı taleplerinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararının kötü niyet tazminatı talebinin kabul edilmesi sureti ile düzeltilerek onanmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda havaleci durumundaki davacının, değinilen yasal karine karşısında, davalıya yaptığı dava konusu havalenin, bir borcun ödenmesinden başka bir amaca yönelik bulunduğunu kanıtlama yükümlülüğü altında olduğunu, bu açıklamalara ve dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, Mahkemece verilen davanın reddine ve koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine ilişkin kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sehven yapılan havale ile gönderilen paranın tahsili istemi nedeni ile yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/6376, K. 2024/2881, T. 16.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-6376-e-2024-2881-k-25b70838eeb3