Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/6023 E. 2024/2567 K. – Yargılamanın

Konu: Yargılamanın Yenilenmesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6023
Karar No
2024/2567
Karar Tarihi
Konu
Yargılamanın Yenilenmesi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1262 Esas, 2022/680 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/391 E., 2021/41 K. Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; Mahkemenin 2015/188 E., 2017/196 K. sayılı dosyası ile açtığı eserden kaynaklı tazminat davasının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun (5846 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki karineye dayalı davalının noter tespitinden önce alenileştirme iddiasının kabulü ile aleyhine sonuçlandığını, dava sürecinde ulaşamadığı için tanık olarak dinletemediği Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM) haysiyet kurulu başkanlığı da yapan sanatçı ...’ın Ankara’daki adresini tespit etmesi üzerine dava konusu eseri 2006 yılı sonunda isteyerek 2007 yılında çıkardığı albümünde okumak için kendisinden isteyen tanık delilinin ortaya çıktığını, bu sebeple yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurması gerektiğini, tanık delili ile eserin tarafına aidiyetinin 2007 yılında kendi albümünü çıkaran sanatçının tanıklığı ile sübut bulacağını, 5846 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki karinenin giderileceğini, davalının basit bir karineyle tanık deliline dayalı iddialarının yine aynı kuvvette tanık delili ile ortadan kalkacağını ileri sürerek yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile Mahkemenin 2015/188 E., 2017/196 K. sayılı kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yargılamanın iadesi müessesesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 374 üncü maddesinde düzenlendiğini, maddede sayılan haller dışında yargılamanın iadesi istenemeyeceğini, davacının soyut bir takım hususlar dairesinde, 2006 yılında dava konusu eseri kendisinden isteyen bir tanığın adresine ulaşıldığından bahisle bulunduğu talebin Kanun’un aradığı koşullar arasında yer almadığını, ikinci tanık listesine muvafakat vermediklerini, davacının iddialarını yazılı delille ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın iadesi sebeplerinin kanunda tek tek tahdidi olarak sayıldığı, davacının yargılamanın iadesi sebebi olarak daha önce dinletmediği/dinletemediği tanığı delil olarak gösterdiği, ancak 6100 sayılı Kanun’un 375 inci maddesinde tanık delili yargılamanın iadesi sebepleri arasında belirtilmediği, anılan delilin yargılamanın iadesini gerektirecek şekilde Kanunda sayılan delillerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dinletilmesi istenen tanığın İstanbul’da yaşaması nedeniyle ulaşılamadığını, daha sonra Ankara ilinde adresinin tespit edildiğini, önceki hüküm takdiri delillere dayandırıldığından iş bu dava konusu edilen her türlü çabaya rağmen ulaşamadıkları, bu nedenle dinletemedikleri tanığın davanın esasına ilişkin beyanda bulunacakken müvekkilinin hak arama özgürlüğünün ihlal edildiğini, yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması halinde yargılamanın iadesinin istenebileceğini, eşitlik ilkesinin yok sayıldığını, Mahkemenin kendine ait yetkiyi davalıya verdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın iadesi nedenlerinin 6100 sayılı Kanun’un 375 inci maddesinde sınırlı sayıldığı, bu nedenlerin yorum yoluyla genişletilemeyeceği, davacının ileri sürdüğü “daha önce dinletemediği tanığın adresinin yeni tespit edilmesinin” anılan maddede sayılan nedenlerden olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dinletilmesi istenen tanığın İstanbul’da yaşaması nedeniyle ulaşılamadığını, daha sonra Ankara ilinde adresinin tespit edildiğini, önceki hüküm takdiri delillere dayandırıldığından iş bu dava konusu edilen her türlü çabaya rağmen ulaşamadıkları, bu nedenle dinletemedikleri tanığın davanın esasına ilişkin beyanda bulunacakken müvekkilinin hak arama özgürlüğünün ihlal edildiğini, yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması halinde yargılamanın iadesinin istenebileceğini, müvekkilinin duruşma esnasında defalarca Turkcell hattı üzerinden davalıya attığı kısa mesajların firmadan istenmesini talep ettiğini, davanın gidişatını etkileyebilecek bu kadar önemli bir delilin Mahkemece talep dahi edilmeden karar verildiğini, tanığın dinletilmesi kararının davalıya bırakıldığını, eşitlik ilkesinin yok sayıldığını, Mahkemenin kendine ait yetkiyi davalıya verdiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370, 371, 374 ve 375 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/6023, K. 2024/2567, T. 28.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-6023-e-2024-2567-k-ad6d8f5c0866