Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/5245 E. 2023/5327 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5245
- Karar No
- 2023/5327
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi HÜKÜM : Esastan ret; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına, davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf talebinin reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; hesabında bulunan yasal faizi ile birlikte toplam 1.214.996,82 TL tutarındaki alacağının talebine rağmen banka tarafından ödenmemesi üzerine tahsili için icra takibi başlattıklarını, davalı tarafından takip konusu alacağın 882.231,00 TL'lik kısmına ve işlemiş faize itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, haksız itirazın iptaline, takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.05.2019 tarihli ve 2016/65 E., 2019/446 K. sayılı kararıyla tüm dosya kapsamına göre takip dosyasında talep edilen 1.176.136,00 TL üzerinden avans faizi uygulanarak yapılan hesaplamada 19.623,74 TL işlemiş temerrüt faizi ile 882.231,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 901.854,74 TL'ye ilişkin davalı itirazının haksız olduğuna ve iptali gerektiğine, takibin kabul edilen kısımlar yönünden devamına, davacının fazlaya ilişkin isteminin ise reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 24.01.2020 tarihli ve 2020/164 E., 2020/103 K. sayılı kararıyla; karar davalı vekilince 15/05/2019 tarihli süre tutum dilekçesiyle istinaf edildiği, mahkemece 13.09.2019 tarihli muhtıra ile 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 15.401,42 TL nispi istinaf harcının yatırılması için süre verilmiş olduğu, muhtıranın 22.09.2019 tarihinde davalı vekiline elektronik tebligat yöntemiyle tebliğ edildiği, davalı vekilince işbu muhtıranın tebliğinden önce 18.09.2019 tarihinde gerekçeli istinaf dilekçesinin sunulduğu ve 121,30 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile nispi istinaf harcı olarak 12.987,43 TL'nin yatırıldığı, başlangıçta eksik olan 2.413,99 TL nispi istinaf harcının ikmali için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 90 ıncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında Hakim kanundaki süreleri arttıramaz veya eksiltemez kuralı gereğince geri çevirme kararı verildiği, davalı vekiline muhtıranın 22.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği halde verilen kesin sürede istenilen istinaf nispi harcı tamamlanmadığından, aynı Kanun'un 344 üncü maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ve davacı vekilince de katılma yoluyla yapılan istinaf talebinin usulden reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 22.12.2021 tarih, 2020/4484 E., 2021/7335 K. sayılı kararıyla;"...HMK’nın 344. maddesi, istinaf dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tümünün ödenmesi gerektiğini, bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususunun başvurana yazılı olarak bildirileceği, verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde mahkemece başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verileceği hükmünü içermektedir. Somut olayımızda, ilk derece mahkemesinin 13/05/2019 tarihli kararı, davalı vekilince 15/05/2019 tarihli süre tutum dilekçesiyle istinaf edilmiş, bunun üzerine mahkemece 13/09/2019 tarihli muhtırayla 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 15.401,42 TL nispi istinaf harcının yatırılması için davalı vekiline muhtıra çıkarılmış ve bu muhtıranın 22/09/2019 tarihinde davalı vekiline elektronik tebligat yöntemiyle tebliği sağlanmıştır. Davalı vekilince işbu muhtıranın tebliğinden önce 18/09/2019 tarihinde gerekçeli istinaf dilekçesi sunulmuş olup 121,30 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 12.987,43 TL nispi istinaf harcı olmak üzere toplam 13.108,73 TL harç yatırılmıştır. Bölge adliye mahkemesince başlangıçta eksik olan 2.413,99 TL nispi istinaf harcının ikmali için geri çevirme kararı verilmiş olması yerinde görülmemiş verilen kesin sürede istenilen nispi istinaf harcı tamamlanmadığından davalı vekilinin istinaf talebinin yapılmamış sayılmasına, katılmalı istinaf talebi asıl istinaf talebine bağlı bulunduğundan davacı vekilinin istinaf talebinin de incelenemeyeceğinden reddine karar verilmiştir. Ancak HMK’nın 344. maddesi hükmü, istinaf başvurusunda bulunan tarafça gerekli harç ve giderlerin yazılı bildirime karşın yatırılmaması yahut ikmal edilmemesi halinde başvurunun yapılmamış sayılmasına ilişkin kararın ilk derece mahkemesine ait bir görev olduğunu belirtmekte olup İlk Derece Mahkemesi'nce bu yönde bir karar verilmesi ve ilgilinin bu (ek) karara karşı HMK’nin 346/2. maddesi uyarınca bir haftalık süre içerisinde istinaf isteminde bulunulması halinde Bölge Adliye Mahkemesi'nce gerekli inceleme yapılabileceği açıktır. Oysa ilk derece mahkemesince istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına kararı verilmeksizin dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine sevkedilmesi halinde bu yöndeki kararın Bölge Adliye Mahkemesince de verilebileceğine ilişkin bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, kendisine anlatılan şekilde intikal eden dava dosyaları bakımından HMK’nın 352. maddesi uyarınca başvuru şartlarının yerine getirilmediğinin saptanması halinde verilmesi gerekli kararın, dava dosyasının ilk derece mahkemesine geri çevrilmesi ve HMK’nın 344. maddesi çerçevesinde yasa gereğinin takdir ifasının talep edilmesi ile sınırlıdır. Tüm bu sebeplerle, Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen istinaf isteminin yapılmamış sayılmasına dair kararı yerinde görülmemiş, açıklanan gerekçeye dayalı olarak bozulmasına karar verilmiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairece yeniden esas numarası alınarak duruşma açıldığı, bozma ilamına uygun şekilde değerlendirmenin yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verildiği, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/04/2022 tarih ve 2016/65 E., 2019/446 K. sayılı ek kararıyla; "Tüm dosya kapsamından davalı vekilinin 22.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği halde verilen kesin sürede istinaf nispi harcını tamamlamadığından 6100 sayılı Kanun'un 344 üncü maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına, davacı vekilinin kararı katılma yoluyla istinaf etmiş ise de, davalı vekilinin istinaf talebinin yapılmamış sayılmasına karar verildiğinden katılma yoluyla istinaf talebinin asıl istinaf talebine bağlı bulunduğundan ve davacı vekilinin istinaf talebininde incelenemeyeceğinden reddine" karar verildiği, davalı vekilinin yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurduğu, İlk derece mahkemesinin 13.05.2019 tarih ve 2016/65 E., 2019/446 K. sayılı kararının davalı vekili tarafından 15.05.2019 tarihli dilekçe ile istinaf edildiği, dilekçe içeriğinden "Mahkemece gerekli harç ve masrafların hesaplanarak bildirilmesi" isteminin de yer aldığı, ilk derece mahkemesinin 13.09.2019 tarihli karar ile davalı vekiline 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 15.401,42 TL istinaf nispi harcını yatırması için bir haftalık kesin süre verildiği, muhtıranın yasal geçerlilik şartlarını taşıdığı ve davalı vekiline 22.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından 18.09.2019 tarihinde 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 12.987,43 TL istinaf nispi harcını yatırdığı, mahkemece kesin olarak verilen sürede eksik 2.413,99 TL nispi istinaf harcının ikmal edilmediği, açıklanan bu durum karşısında mahkemece verilen kesin sürede istinaf nispi harcını tamamlamadığından 6100 sayılı Kanun'un 344 üncü maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının isabetli olduğu, davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davacı vekilinin asıl karara yönelik katılma yoluyla yaptığı istinaf talebinin, davalı istinafının yapılmamış olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme gerekçeli kararının 22.09.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, bu tarihten itibaren istinaf dilekçesi sunularak harcın yatırılması için 2 haftalık sürenin olmasına rağmen birlikte gönderilen muhtıra ile harçların tamamlanması için 1 haftalık kesin süre verildiğini, yine de istinaf başvuru harcının Mahkeme kaleminde hesaplanarak söylenen bedel olan 12.987,43 TL olarak yatırıldığını, Bölge Adliye Mahkemesi'nin eksik harcın tamamlanmasına ilişkin geri çevirme kararına istinaden de eksikliğin süresi içerisinde tamamlandığını, eksikliğin kalmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin reddi kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 344 üncü maddesi 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.