Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/2476 E. 2023/6453 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2476
- Karar No
- 2023/6453
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1470 Esas, 2021/1663 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/655 E., 2018/1007 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ....'nin, müvekkili banka ile imzalanan kredi sözleşmeleri çerçevesinde kredi kullandığını, davalı/borçlular .... ve ...'in, Metiş İnşaat'ın müşteri sıfatıyla imzaladığı kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına ve icra inkâra tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka tarafından İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün 2015/12652 E. sayılı takip dosyası ile 28.04.2015 tarihinde başlattığı genel haciz yolu ile ilamsız takipte davalılardan 1.638.038,91 TL asıl alacak, 305.640,85 TL teminat mektubu komisyon alacağı, 624,50 TL masraf, 145.171,10 TL kâr payı mahrumiyeti gecikme tazminatı, 2.218.974,62 TL deposu gereken teminat mektubu bedeli alacağının asıl alacağa işleyecek yıllık %15,03 gecikme tazminatı ve gider vergisi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, davalıların itirazı ile takibin durduğu ve itirazın iptali istemli davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin temerrüt faiz oranına ilişkin 6 ncı maddesi hükmüne nazaran temerrüt tarihi itibariyle dava konusu kredilere yıllık %15,03 oranında akdi kâr payı ve aynı oranda gecikme tazminatı uygulanmakla davacının takipteki faiz talep oranının da bu miktarla uyumlu olduğu, asıl borçlu Metiş İnşaat ile müteselsil kefil Metiş Holding yönünden 11.04.2015 temerrüt tarihinden 28.04.2015 takip tarihine kadar ve diğer davalı müteselsil kefil ... yönünden de takip tarihinden itibaren gecikme tazminatı talep edilebileceği dikkate alınarak ayrıca takipte blokesi talep edilen üç adette toplam 2.218.974,62 TL'lik teminat mektubunun takip tarihinden sonra 21/12/2016 tarihinde 28.037,00 TL'lik mektubun iade edildiği, takipte dava tarihinden sonra 28/07/2017 tarihinde de 487.251,62 TL'lik mektubun tümünün ve 1.703.686,00 TL'lik mektubun ise 1.356.605,97 TL'lik kısmının tazmin olunmasıyla geriye blokesi istenebilecek mektup riskinin 347.080,03 TL'ye indiği ve 28.07.2017 tarihinden itibaren (487.251,62 TL+1.356.605,97 TL=) 1.843.857,59 TL talep gibi %13,73 kâr payı işletilmesi gerektiği asıl borçlu ile diğer müteselsil kefil şirket yönünden gecikme tazminatı miktarının 21.157,27 TL ve diğer davalı müteselsil kefil ... yönünden de gecikme tazminatı miktarının 21.105,42 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalıların İstanbul 35.İcra Müdürlüğünün 2015/12652 E. sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalılar Metiş İnşaat A.Ş. ve Metiş Holding yönünden; 1.638.038,91 TL asıl alacak, üç adet teminat mektubundan iade ve tazmin sonucu kalan 347.080,03 TL deposu gereken teminat mektubu bedeli, 305.640,85 TL teminat mektupları komisyon bedeli, 624,50 TL ihtarname gideri, 21.157,27 TL gecikme tazminatı/kâr payı üzerinden, davalı ... ... yönünden de; 1.638.038,91 TL asıl alacak, üç adet teminat mektubundan iade ve tazmin sonucu kalan 347.080,03 TL deposu gereken teminat mektubu bedeli, 305.640,85 TL teminat mektupları komisyon bedeli, 624,50 TL ihtarname gideri, 21.105,42 TL kar payı üzerinden iptali ile, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %15,03 oranında gecikme tazminatı ve %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle ve ayrıca nakte dönüşen teminat mektupları nedeniyle 1.843.857,59 TL tutarın 28.07.2017 tazmin tarihinden itibaren %13,73 oranında işleyecek gecikme tazminatı/kâr payı mahrumiyeti ve bunun %5 gider vergisi ile birlikte tahsili suretiyle ve takip talepnamesindeki diğer koşullarla takibin devamına, hükmolunan alacağın (ve nakti alacaklar esas alınmak suretiyle) %20’si oranında 761.863,82 TL icra inkâr tazminatının (davalı ... ... bu miktarın yalnızca 761.853,45 TL’sinden sorumlu tutulmak kaydıyla) davalılardan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda nakdi riskler yönünden yanlış hesaplama yapıldığını, bilirkişinin nakdi risk hesaplamasında konvansiyonel mevduat bankalarının hesaplama yöntemine göre hesaplama yaptığını, oysaki alacağı temlik eden bankanın katılım bankası olduğunu, bu hususun hesaplamada göz ardı edildiğini, temlik eden bankanın katılım bankası olmasından kaynaklı olarak takip talebinde konu ettiği nakit alacaklarına ilişkin 145.171,10 TL miktarlı kâr payı mahrumiyetinin bilirkişi tarafından doğru hesaplanmaması sebebiyle kısmen ret kararı verildiğini, taraflarınca yapılan itiraz üzerine ek rapor alınmış olup temlik sonrasında da taraflarınca yine aynı gerekçelerle itiraz edilmiş olduğunu, ancak mahkemenin hesaplamayı konvansiyonel mevduat bankalarının hesaplama yöntemine uygun biçimde yapan bilirkişinin hatalı raporunu dikkate alarak hüküm verdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı gerçek kişi kefil ...'e kat ihtarı tebliğinin iade olduğu, davalı asıl borçlu ve diğer davalı kefil şirkete çıkarılan hesap kat ihtarı kapsamında 09.04.2015 tarihinde temerrütün oluştuğu, kefil ... açısından da temerrüdün takip tarihi ile oluştuğu anlaşılmakla dosya kapsamında bilirkişi ek raporunda yapılan değerlendirmelerin karara esas alınarak sonuca ulaşılmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, bilirkişi raporlarındaki hesaplamaların, bankanın katılım bankası olduğu dikkate alınarak ve sözleşmedeki kâr payı oranı uygulanarak sonuca gidildiği anlaşılmakta olup davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeninin de yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda konvansiyonel mevduat bankalarının hesaplama yöntemi kullanılarak kâr payı oranı hesaplaması yapılmış olup işbu hesaplama tekniğinin hatalı olduğunu, borcu temlik eden alacaklı katılım bankası olmasına rağmen bilirkişi raporunda bu husus göz ardı edilerek hesaplama yapılması hatalıyken Yerel Mahkemece itirazlarının dikkate alınmadan hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, hesaplamanın yanlış olduğu belirtilerek kararın kaldırılması talep edilmişse de Bölge Adliye Mahkemesince taleplerinin dikkate alınmadığını, gerekli incelemeler yapılmadan istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 6.3.1 inci maddesinde, "katılım bankalarının verdikleri kredilerden kaynaklanan borçlar, kural olarak (özel durumlar hariç olmak üzere) her bir kredi için aylık veya Banka tarafından belirlenen vade dilimlerine göre belirlenen kar payları ile BSMV, KKDF, masraf, komisyon ve sair ferilerin eklenmesi sureti ile tespit edilmiş olduğundan, kredi kullanımı ile birlikte kâr payı tahakkuk edilerek Müşteri hesabına borç kaydedilir." 8.1.1 inci maddesinde, "Banka Müşteri'ye tanımış olduğu limiti, kısmen veya tamamen hammadde, yarımamul, mamul, makine, techizat ve sair ekipman, emtia, altın, gümüş ve sair kıymetli maden, hisse, sisse senedi ve sair menkul kıymetler ile sermaye piyasası araçları ve sair nitelikteki taşınırlar ile elektrik, su, doğal gaz, telefon, faks, elektronik iletişim ve sair haberleşme ücretleri, bakım, tamir, onarım, depo, ardiye ve sair muhafaza, montaj, servis, işçilik gibi hizmet bedelleri, okul, kreş, kurs ve sair eğitim hizmetleri ve sağlık hizmetleri bedelleri ile bunlara ilişkin harç ve sair bedellerin, insan, yük, kargo ve sair taşımı ve nakliye bedelleri taksi, minibüs, otobüs gibi araçlara ait plaka, hat gibi hakların bedelleri, patent, marka, lisans, şerefiye, telif, yazılım gibi fikri ve sınai hak bedelleri, personel, sigorta, kira ve sair yükümlülüklere ilişkin bedeller gibi hakların ve hizmetlerin, arsa, arazi, tarla konut, fabrika, mesken, bina, villa, devre mülk, devre tatil ve sair nitelikteki kayıtlı taşınmazlar ile kooperatif üyeliği, satış vaadi, Toplu Konut İdaresi, KİPTAŞ ve sair şirketlerdeki, Kurum ve Kuruluşlardaki üyelik hakkı, satış vaadi ile edinilen haklar ve sair tapusuz taşınmaz bedellerinin yurt içinde veya yurt dışındaki satıcılara ihracatçılara, imalatçılara ve sair kişilere ödenmesi suretiyle Müşteri'nin vadeli olarak borçlandırılması sureti ile kullandırılır." 20.4.2. maddesinde ise "Müşteri'nin borçlarının muaccel olması ve temerrüde düşmesi halinde, Müşteri temerrüt nedeni ile oluşan kâr mahrumiyetlerini ödemekle yükümlüdür. Buna göre; borçların vadesinde ödenmemesi nedeni ile vade farkından kaynaklanan kâr payı mahrumiyetlerini karşılamak üzere temerrüt tarihinden borcun tamamen tasfiye edilme tarihine kadar, Banka'nın ödenmeyen söz konusu krediler için her bir para cinsinden olmak üzere uyguladığı kredi kar payı oranına göre Banka tarafından belirlenecek tutardaki kâr payı mahrumiyeti gecikme cezası olarak Müşteri tarafından Banka'ya ödenecektir. Bu kâr payı mahrumiyeti üzerinden hesaplanacak BSMV, KKDF ve sair vergi, harç, fon, komisyon, masraflar ve sair feriler de ayrıca ödenecektir. Ancak, talep, takip, tahsil tarihindeki Banka kredi kâr payı oranı daha yüksek ise gecikme nedeni ile uygulanacak kar payı mahrumiyeti oranı hiçbir şekilde bu orandan aşağı olmayacaktır." hükümlerine haiz olup, anılan sözleşme maddeleri de tartışılarak katılım bankacılığı konusunda uzman bilirkişi heyetinden davacının itirazlarını da karşılar şekilde denetime elverişli rapor alınması gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile hüküm tesis edilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.