Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/1666 E. 2023/3923 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1666
- Karar No
- 2023/3923
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1617 Esas, 2021/3423 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 20.06.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılmış olup hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkiline ait akaryakıt şirketi hisselerinin satışı için davalı ile bir niyet mektubu imzalandığını, satıcıların şirketteki hisselerini toplam 7.200,000 USD karşılığında alıcıya satmayı, bu taahhüde uymadıkları takdirde hisseleri oranında alıcıya 500.000,00 TL cezai şart ödemeyi taahhüt ettiklerini, ayrıca sözleşmede yer alan cezai şart yükümlülüğünün niyet mektubunun imzalandığı tarihten itibaren 3 ay süre ile geçerli olduğunun kararlaştırıldığını, davalının 3 ayın bitiminde ihtarname çekerek şirket hisselerini talep ettiğini ancak ihtarname süresinde olmadığından şirket hisselerinin satışının gerçekleşmediğini buna rağmen davalının cezai şart talebi ile icra takibi başlattığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, şirket hisselerinin devri için ihtarnamenin süresi içerisinde çekildiğini, taahhüdünü yerine getirmeyen davacının cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan niyet mektubunun 17.01.2014 tarihinde imzalandığı, cezai şart öngören maddesinin 3 ay süre ile ayakta olduğunun kararlaştırıldığı, davalının bu sürenin sonunda 17.04.2014 tarih mesai saati sonrasında ihtarnama keşide ettiği, bu hali ile davacının temerrüdünün oluşmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin niyet mektubu başlığında olmasına rağmen sözleşmenin aslında hisse alım satım sözleşmesi olduğunu, davacının yüksek vergi çıkacağından bahisle devir bedelini elden istediğini ve fakat müvekkilinin resmi kanallar ile satış bedelini ödemek istemesi karşısında davacının hisselerini başka bir kişiye sattığına dair duyum aldıklarını, sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacının cezai şart ödemek ile yükümlü olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (2004 sayılı Kanun) 67 inci maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkin olup takip ve dava konusu alacak taraflar arasındaki 17.01.2014 tarihli sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacağına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı Kanun 67 inci madde 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.