Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/7977 E. 2022/8225 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/7977
Karar No
2022/8225
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29.01.2019 tarih ve 2014/1525 E- 2019/66 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.03.2021 tarih ve 2019/974 E- 2021/332 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili aleyhine ... Bankası tarafından İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün 2008/23778 Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını, dosyanın yenilenerek 2012/25249 Esas sayısına kaydedildiği, alacaklı olarak LBT Varlık Yönetim A.Ş'nin belirtildiğini, daha sonra LBT şirketinin davalı şirket ile birleştiğini, müvekkilince söz konusu icra takibinden dosyaya ilişkin hacizler dolayısı ile haberdar olunduğunu, takibe dayanak kredi sözleşmesinde müvekkilinin imzasının mevcut olmadığını ileri sürerek, icra takibine konu kredi sözleşmesine ilişkin olarak müvekkilinin davalıya 100.000,00- TL borçlu olmadığının tespiti ile takibin müvekkili bakımından iptaline, müvekkili lehine % 20 oranından az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, ... Bankası A.Ş tarafından dava dışı Öz Kök Petrol Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti firmasına Genel Kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, davacı ile dava dışı ... ve ...'in işbu kredinin müşterek borçlu müteselsil kefilleri olduklarını, dava dışı firmanın lehdarı davacı ...'in, keşidecisi bulunduğu 15/09/2008 vade tarihli 100.000.-TL bedelli bonoyu, tahsilinde kredi borcuna mahsup edilmek üzere devir cirosu ile temlik eden bankaya devir ve temlik ettiğini, bononun vadesinde ödenmemesi sebebi ile protesto olduğunu ve ihtiyati haczi kararı alınmak suretiyle İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün 2008/23778 E. sayılı dosyasından icra takibi başlattıklarını ve takibin kesinleştiğini, davacının takibe dayanak kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığını iddia ettiğini, bu iddiasının mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün 2008/23778 E. sayılı dosyası ile başlatılan takibe konu 100.000-TL bedelli senetteki imzanın davacı ...'in eli ürünü olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, imza inkarının herkese karşı ileri sürülebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün 2012/eski 25249 E. takip dosyasına konu 30/05/2008 keşide 15/09/2008 vade tarihli 100.000.-TL bedelli bono sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, alacağın %20 oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, mahkemece kurulan hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davalı ...Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davalı ...Ş.'ye iadesine, 23/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/7977, K. 2022/8225, T. 23.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-7977-e-2022-8225-k-c887997dba4e