Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/2813 E. 2022/8228 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/2813
Karar No
2022/8228
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02.10.2019 tarih ve 2017/466 E- 2019/649 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 31.12.2020 tarih ve 2019/2587 E- 2020/1851 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 22.11.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasında ticari alım satım ve cari hesap ilişkisinden kaynaklanan 341.859,92 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine başlatılan Antalya 4. İcra Müdürlüğünün 2017/7561 esas sayılı icra takibine vaki davalının borca ve yetkiye itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin adresi itibariyle Alaşehir İcra Müdürlüğü ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, mahkemenin yetkisine de itiraz ettiklerini, davalının davacıdan alacağı olduğunu bu nedenle davacı aleyhine Alaşehir İcra Müdürlüğünün 2016/2432 esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, tarafların anlaşması üzerine takipten feragat ettiklerini, anlaşma gereği davacının elindeki ürünleri davalıya teslim edeceğini, davacıya her hangi bir borçları olmadığını savunarak, davanın reddini ve %20 oranında tazminata hükmedilmesi istemiştir. İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın alacağını usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri ile ispatladığı, tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde 10.000,00 TL'lik bir ödeme kaydı ve 211.250,09 TL bedelli irsaliyeli fatura dışında birbirlerini teyit ettikleri, davalı defterlerinde kayıtlı olmayan 90.000,00 TL bedelli ödemenin ise zaten davacı defterlerinde de alacak olarak kaydedilmediği, sonuca etkili olmadığı, davacı defterlerinde kayıtlı olup, davalı defterlerinde kayıtlı olmayan 10.000,00 TL bedelli ödeme kaydının çek ödemesi neticesi davacı tarafından davalıya yapılan ödeme olduğu, bu ödemenin de banka cevabı ile ispatlandığı, davacı defterlerinde kayıtlı olup, davalı defterlerinde kayıtlı olmayan 211.250,09 TL bedelli irsaliyeli fatura yönünden ise faturanın davalı çalışanı ...'a teslim edildiği, teslim alan kısmında bulunan imzanın davalının SGK.lı çalışanı ...'a ait olduğu, bu fatura yönünden de malların davalıya teslim edildiği ispatlandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; davacı 211.250,09 TL bedelli fatura kapsamını davalıya teslim ettiğini, davalı defterlerinde kayıtlı olmasa da davalıya banka kanalı ile 10.000,00 TL ödeme yaptığını ispatlamış olup takip tarihi itibariyle davalıdan 341.859,92 TL alacaklı olduğunun subut bulduğu gerekçesiyle davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 17.513,45 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 23/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/2813, K. 2022/8228, T. 23.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-2813-e-2022-8228-k-3e87425645bd