Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/7896 E. 2023/2175 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/7896
Karar No
2023/2175
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1256 Esas, 2021/475 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/240 E., 2019/279 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1984 yılında dondurma sektörüne girdiğini ve PANDA markası ile tanındığını, "KOKO" asıl unsurlu markaların da uzun yıllardır müvekkili adına kayıtlı olduğunu, davalı şirket tarafından 2016/92361 sayılı "KOKO" ibareli marka başvurusunun yapıldığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiğini ve bir kısım mal ve hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarıldığını, başvurunun tümden reddi istemiyle yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından kısmen kabul edildiğini ve 29 uncu sınıftaki mallarla 35 inci sınıftaki bir kısım hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarıldığını, oysa başvurunun tümden reddedilmesinin gerektiğini, müvekkilinin PANDA ROKOKO ve KOKO ŞEKİL markalarını 20 yılı aşkın bir süredir aralıksız olarak kullandığını, davalı şirket tarafından tescil edilmek istenen koko ibareli markanın tüketicide müvekkiline ait olduğu düşüncesi oluşturacağını, müvekkiline ait KOKO ibaresinin nihai tüketici nezdinde meşhur ve maruf hale geldiğini, davalı tarafından tescil edilmek istenilen markanın tüketici nezdinde müvekkilinin markalarından biri olarak algılanacağını davalının marka tescil müracaatının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2018/M-2367 karar sayılı kararının iptaline, marka tescil edilmişse hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan emtia yönünden dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "koko" markası ile davacı şirketin markalarının arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil iltibas oluşacak düzeyde benzerlik olmadığı, tüketicilerin iş bu markalar arasında ilişki kurma riskinin mevcut olmadığı, tanınmışlık ve kötü niyet iddiasının yerinde olmadığı, davacı tarafından dava konusu başvuru yönünden hükümsüzlük ve YİDK kararının iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmayan, eksik inceleme ve hatalı kanaatlere dayanan bilirkişi raporu esas alınarak usul ve yasaya aykırı bir karar ittihaz edildiğini, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında hem işaret hem de sınıf yönünden ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğunu, markaların karıştırılacağının aşikar olduğunu, müvekkili markasının tanınmış olması nedeniyle de başvurunun tümden reddinin gerektiğini, davalının kötü niyetli olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının itirazına mesnet markaların kapsamındaki mallarla dava konusu başvurunun kapsamında bırakılan dördüncü sınıftaki mallar ve 35 inci sınıfın beşinci alt sınıfındaki hizmetler arasında benzerlik olmadığı, emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediği, 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin somut olaya uygulanamayacağı, davacının itirazına mesnet markaların tanınmış oldukları ve dava konusu başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığı hususlarının da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, başvuru konusu 2016/92361 sayılı "KOKO" ibareli marka ile davacının KOKO ibareli markalarının YİDK tarafından başvurudan çıkarılmayan mal ve hizmetler bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/7896, K. 2023/2175, T. 10.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-7896-e-2023-2175-k-dcf974871a6d