Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/2646 E. 2023/6314 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2646
Karar No
2023/6314
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/490 Esas, 2021/1620 Karar DAVA TARİHİ : 06.09.2016 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/393 E., 2019/71 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve hükümsüzlük davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince TÜRKPATENT YİDK kararının iptali davasının reddine hükümsüzlük davasının kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şirketin 2014/105940 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna, müvekkilince 2008/05644 sayılı "..." ibareli markaya dayalı olarak yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markası arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik olduğunu, marka kapsamlarının benzer bulunduklarını, markaların ilişkilendirilebileceğini ileri sürerek, YİDK'in 2016-M-5399 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın da 5 inci sınıf yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin Türkiye'nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer aldığını, Zoledronik Asit etken maddeli ... markasının kanser ilacı olarak kullanılacağını, markalar arasında iltibas tehlikesinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2016-M-5399 sayılı YİDK kararının iptali istemli açılan davada, Kurum kararının davacıya 06.06.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise 06.09.2016 tarihinde açıldığı, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) 53 üncü maddesinde ön görülen iki aylık hak düşürücü sürenin geçtiği, bu nedenle YİDK kararının iptali yönünden açılan davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, hükümsüzlük davası yönünden ise dava konusu markanın dava tarihinden önce tescil edildiği, dava konusu edilen 5 inci sınıftaki emtia yönünden davalının "..." ibareli markasıyla davacının "..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak hedef tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının iptali yönünden açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, hükümsüzlük yönünden açılan davanın ise kabulü ile dava konusu 2014/105940 sayılı markanın 5 inci sınıftaki mallar yönünden markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece yapılan değerlendirmenin kendi içinde çelişkili olduğu gibi dosyadaki delillere ve Yargıtay içtihatlarına da aykırı bulunduğunu, ilgili markaların tüketicileri gözetildiğinde markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, "..." markasının zolenderik asit etken maddesinden türetildiğini, bu şekilde türetilen başka markaların da tescilli bulunduğunu, mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini, markaların aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadıklarını, ilgili tüketici kitlesi nezdinde markaların karıştırılmayacağını, davacının markasını kullanmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı şirker vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 556 sayılı KHK 8 inci maddesi birinci fıkrası b bendi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı şirket vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/2646, K. 2023/6314, T. 31.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-2646-e-2023-6314-k-87904b489bcb