Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/4101 E. 2022/7673 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/4101
Karar No
2022/7673
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13.HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.03.2019 tarih ve 2017/255 E- 2019/209 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.03.2021 tarih ve 2019/1288 E- 2021/346 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin SELISH SHOES ismiyle E-Ticaret alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin 22.01.2016 tarihinde davalı bankaya başvurarak satış yaptığı müşterilerin ürün bedellerinin kapıda tahsili için pos talebinde bulunduğunu, davalı banka tarafından müvekkile başvuru tarihinde 656204742 numaralı müşteri koduyla pos tahsisi yapıldığını, ancak bu müşteri numarasının daha önce dava dışı Arces Pazarlama Dayanıklı Tüketim Mallan Tekstil Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne tahsis edilmiş olduğunu, müvekkilinin anlaşmalı olduğu Yurtiçi Kargo şirketinin ürünlerin teslimini yapıp kapıda nakit ve kartlı ödemeleri tahsil ettiğini, yapılan incelemelerde nakit tahsilatlann müvekkili hesabına geçtiğini ancak kartlı tahsilatların yaklaşık on aylık bir süredir hesaba geçmediğinin tespit edildiğini, yaşanan bu aksamanın davalı bankadan kaynaklandığına ihtimal verilmediğinden öncelikle kargo şirketine başvurulduğunu, toplanan paraların davalı ... tarafından Arces Pazarlama Dayanıklı Tüketim Malları Tekstil Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hesabına gönderildiğinin sonradan anlaşıldığını, ayrıca davalı ...'nın müvekkilinin hesaplarına geçmeyen yaklaşık 55.000.-TL’nin hesaplarına aktarılacağını müvekkiline bildirdiklerini, 25.11.2016 tarihinde bir anda şirketin mail hesaplarına onlarca mail, şirket telefonlarına şikayet telefonları gelmeye başladığını, sosyal medya hesaplarına şikayetler yağmaya başladığını, şikayetler incelendiğinde 562 kişinin hesabından müvekkilin adı verilerek tahsilatlar yapıldığının iddia edildiğini, müvekkilinin sistemli bir hacker saldırısı korkusuyla hemen ... Hürriyet Şubesi'ne başvurduğunu, davalı ...'nın verdiği cevapta "yanlışlıkla kendilerine yatmayıp Arces Pazarlama Dayanıklı Tüketim Malları Tekstil Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne yatan paraların müvekkil şirkete aktarılması için işlem yapıldığını” bildirdiklerini, davalı bankanın davacı hesabına yatırılmayıp Arces Pazarlama Dayanıklı Tüketim Malları Tekstil Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin hesabına yatırıldığını tespit ettiği 582 işlem mevcut olduğunu, bankanın bu 562 kişinin kredi kartlarından alışveriş miktarlarını çekecek daha sonra bu parayı tekrar kartlara iade edeceğini, bu şekilde kendi ifadeleriyle banka içi muhasebeleştirme işlemi yapmış olacaklarını ifade ettiklerini, ancak buna dair ne müvekkilinden herhangi bir izin alındığını ne de 582 kişiye bu işleme dayalı bilgilendirme mesajı gönderildiğini, bunun aksine insanlar sabah kalktıklarında “kredi kartınızdan şu kadar miktar Selish Shoes tarafından çekilmiştir" mesajıyla uyandıklarını, kredi kartlarından para çekilen 582 kişiden bazılarının müvekkili firmayla hiçbir zaman ticaret yapmamış kişiler olduğunu, yani banka elinde tuttuğu ve kendileri ile alakası olmayan kredi kartı bilgilerini de işbu işlemde kullandığını, davalı bankanın 10 ay ünce yaptığı hatayı düzeltmeye çalışırken bu sefer daha büyük, daha kapsamlı ve daha onarılmaz hata yapıp çok daha büyük zararlara yol açtığını, davalı banka tarafından yapılan kusurlu işlemlerden dolayı müvekkilinin uğradığı mağduriyet ve meydana gelen zararı davalı bankanın da anlaması ve zararın tazmini amacıyla davalı bankaya Beyoğlu 57. Noterliği'nden 28.11.2016 tarihinde ihtarnamenin gönderildiğini, davalı banka ile varılan sözlü mutabakat neticesinde zararların giderilmesi taleplerinin yazılı olarak davalı bankaya bildirildiğini, ancak davalı bankanın, yazılı talepleri tebliğ almış olmalarına rağmen herhangi bir dönüş yapmadığı gibi zararı da tazmin etmediğini ileri sürerek davalı bankanın kusurlu davranışı sebebiyle müvekkiline vermiş olduğu zararın, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesi uyarınca yapılacak yargılama sonucu belirlenecek maddi tazminatın şimdilik 10,000,00 TL’nin ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının müvekkili bankaya herhangi bir başvurusu olmadığı gibi, davacının müvekkili bankaca kendisine yalnızca sanal POS işlemlerinde kullanılmak üzere tahsis ettiği farklı bir üye iş yeri numarasını kapıda ödeme işlemleri için yurtiçi kargo’ya bildirdiğini, söz konusu üye işyeri numarası davacının müvekkili banka şubesine başvurarak aldığı bir numara olmadığından hatalı işlemler gerçekleştirildiğini eş anlatımla davacı bizzat kendisinin ağır kusurlu davranışı ile müvekkili bankaca kendisine yalnızca sanal POS işlemlerinde kullanılmak üzere verilen bir müşteri numarasını, uygulamaya katılma talebi ile müvekkili bankaya hiçbir başvuru yapmadığı halde E-Ticaret Kapıda Ödeme Çözümü uygulamasında kullanmak üzere dava dışı yurtiçi kargoya verdiğini ve hatalı işlemler silsilesini bizatihi kendisinin başlattığını, müvekkili bankanın herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gibi kusuru da olmadığını, hatanın anlaşılmasının akabinde müvekkili banka tarafından tüm hatalı işlemlerin düzeltildiğini, düzeltme işlemlerinin de ilgili mevzuat ve bankacılık uygulaması uyarınca yapıldığını, işlemlerin büyük bir bölümünün müvekkili banka dışındaki banka kartları ile gerçekleştirilmiş olduğundan bazı bankaların bu işlemleri SMS ile müşterilerine bildirmeleri nedeniyle kart hamillerinin davacı firmayla temasa geçmelerine neden olduğunu, diğer banka kart hamillerine kartın ait olduğu banka tarafından yapılan bildirimler nedeni ile müvekkili bankanın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, zira diğer bankaların hangi özellikli işlemlerde ve hangi kriterler dâhilinde kart hamillerini SMS veya diğer kanallardan bilgilendirdiğinin müvekkil bankaca bilinebilmesi mümkün olmadığı gibi, diğer bankalarca sistemsel ya da müşterilerin tercihlerine dayalı olarak yapılan bu tür bilgilendirmelere müvekkili bankaca müdahale edilmesi imkânının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı işletmenin davalı bankaya müracaat edip kapıda ödeme sistemine ilişkin üye iş yeri sözleşmesi yapıp, kapıda ödeme sistemine münhasır üye işyeri numarası alıp, Yurtiçi Kargo firmasına bildirmesi gerektiği, davacının kendi bireysel kusurundan dolayı satış bedellerinin 3. şahıs firma (Arces Paz. Ltd. Şti.) hesabına geçtiği, davalı bankaya atfedilebilecek kusur bulunmadığı, tüketici konumundaki alışveriş yapan kart hamillerinden mükerrer bir tahsilatın yapılmasının söz konusu olmasının sistemsel olarak mümkün gözükmediği, somut olayda davacı işletmenin kapıda ödeme sistemi dahilinde yaptığı satış bedellerinin 3.şahıs firma hesabından çıkarılıp tekrar davacı işletme hesabına aktarılması sırasında, muhasebe tekniği bakımından alışveriş bedelleri, ilk etapta 3. şahıs hesabından tek tek alınıp kart hamilleri hesabına virmanlanıp, daha sonra ikinci etapta bu kez kart hamilleri hesabından alınıp davacı işletme hesabına alacak kaydedilmiş olduğu, davalı banka tarafından gerekli düzeltmelerin muhasebe sistematiği içinde gerçekleştirildiği, davacının iddiasına konu işlemlerin, davacının farklı işyeri üye numarası bildirmesinden kaynaklandığı, davalı eylemleri ile davacı zararı arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, kapıda kredi kartı ile ödeme sistemi gereğince almak zorunda olduğu sisteme ilişkin müşteri POS numarasını almak üzere davalı bankaya müracaat ettiğini, davalı bankanın kendisine hatalı müşteri POS numarası verdiğini ispatlayamadığı, davacının iddia ettiği zararlarına ilişkin olarak, zarara neden olduğunu belirttiği kapıda kredi kartı ile ödeme işlemlerinin başka bir şirket hesabına geçmesine davalı bankanın verdiği hatalı POS müşteri numarasının sebep olduğunu ispatlayamadığından zarar ile davalı eylemi arasında uygun illiyet bağı gerçekleşmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4101, K. 2022/7673, T. 01.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-4101-e-2022-7673-k-ff70c6513c06