Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/3334 E. 2022/8334 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/3334
- Karar No
- 2022/8334
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 19. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın kabulüne dair verilen 08.12.2020 tarih ve 2020/1715 E- 2020/1846 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 22.11.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, dava dışı Prestij Müzik … A.Ş. ile davacı arasında 05.04.2000 tarihli ve 3 yıl süreli Veezy kampanyalarının ve Vestelnet ürünlerinin tanıtılması amacıyla sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 10. maddesine göre avans olarak toplam 1.500.000,00 USD’nin Prestij müziğe ödendiğini, davalının avans olarak ödenen bu miktara kefil olduğunu, 07.01.2002 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, ödenen avansın tahakkuk eden miktarlar düşüldükten sonra geriye kalan 1.484.126,50 USD’nin iadesinin istenildiğini, bu miktardan 10.000,00 USD’nin tahsili için İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2002/148 esas sayılı dosyasında dava açıldığını, açılan işbu kısmi davanın yapılan yargılaması sonucunda 24.03.2008 tarihinde adi kefil ... hakkındaki davanın davacı tarafça atiye terk edilmesi nedeniyle karar kurulmasına yer olmadığına, diğer adi kefiller ..., ... ve asıl borçlu Prestij Müzik şirketi hakkındaki davanın reddine karar verildiğini, verilen hükmün davacı tarafın temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından davalı Prestij Müzik şirketi yönünden bozulduğunu, bozma üzerine dosyanın İstanbul 25. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/341 esasını aldığını, bu arada davacı tarafça kalan bakiye 1.474.126,50 USD alacak için 30.09.2011 tarihinde Prestij Müzik şirketi hakkında İstanbul 44. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/413 esas sayılı dosyasında alacak davası açıldığını, açılan bu davanın İstanbul 25. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/341 esas sayılı dosyası ile birleştirildiğini, İstanbul 25. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/341 esas sayılı dava dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde 29.02.2012 tarihinde asıl ve birleşen davanın Prestij Müzik şirketi hakkında kabulüne, adi kefil ... hakkında açılan asıl davanın reddine karar verildiğini, ilama bağlanan alacağın tahsili amacıyla İstanbul 26. İcra Müdürlüğü’nün 2012/12843 sayılı dosyasından takip yapılarak Prestij Müzik … A.Ş. hakkında 21.05.2013 tarihinde aciz vesikası alındığını ve bu arada davalı ... hakkında İstanbul 1. İcra Müdürlüğü’nün 2013/9946 esas sayılı dosyasından ilamsız takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, sözleşmenin kurulduğu 05.04.2000 tarihinden itibaren TBK m. 598’de öngörülen 10 yıllık sürenin 05.04.2010 tarihinde sona erdiği, davanın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu ve zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince uyulan bozma ilamına göre, davacı şirketin sözleşmeyi sona erdirerek açmış olduğu İstanbul 25. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/341 Esas, 2012/52 Karar sayılı 29/02/2012 tarihli kararında asıl dava ve birleşen ek davanın dava dışı borçlu Prestij Müzik yönünden kabulüne karar verildiği ve temyiz edilmeksizin bu kararın kesinleştiği, Prestij Müzik aleyhine yapılan takip sonucu alacağı karşılayacak miktarda ve nitelikte malı bulunmadığından 21/05/2013 tarihinde borç ödemeden aciz belgesi alınarak şahsi kefil olan davalı aleyhine takip yapıldığı, bu haliyle alınan aciz vesikası nedeniyle şahsi kefile başvuru hakkını kazandığı, kefalet sözleşmesinin yapıldığı tarihte kefalet limitinin belli olması ve sözleşmenin yazılı olmasının geçerlilik şartı olduğu, şahsi kefalet senedinde 05/04/2000 tarihli sözleşmenin 10. maddesi gereği 1.500.000,00 USD'ye davalının şahsi kefil olduğu ve bu tarih itibariyle de geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunduğundan ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda belirlenen 1.484.126,00 USD yönünden davalının sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, asıl borçlu Prestij Müzik hakkında birçok kez takipler yapılmış olması ve davaların açılmış olması nedeniyle zamanaşımı sürelerinin kesildiği, asıl borçlu hakkında zamanaşımının kesilmiş olması nedeniyle kefil olan davalı hakkında da zamanaşımı sürelerinin kesildiği ve alacağın zamanaşımına uğramadığı, ayrıca 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere icra takip tarihi itibariyle kefalet için hak düşürücü sürenin de geçmediği, bu nedenle ve tüm dosya kapsamından hareketle davacının davasının kabulü yönünde hüküm tesis edildiği, alacağın belirli ve likit olduğu gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kısmen kabulüne, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/12/2016 tarihli, 2014/1152 Esas, 2016/872 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davacının davasının kabulü ile davalı ...'ün İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün 2013/9946 Esas sayılı dosyası ile aleyhine yapılan icra takibine yapmış olduğu itirazının iptaline, icra takibinin 1.484.126,00 USD üzerinden kaldığı yerden devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın icra takip tarihindeki TL değeri olan 2.681.815,00 TL üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 373/3. maddesi uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 137.395,98 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 24/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.