Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/3250 E. 2022/7662 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/3250
Karar No
2022/7662
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10/05/2017 tarih ve 2014/252 E.- 2017/339 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nce verilen 25/01/2021 tarih ve 2018/653 E.- 2021/20 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili ile birlikte dava dışı ...ve ...aleyhine cari hesaba dayalı alacak iddiası ile takip başlatıldığını, borca itiraz üzerine takip alacaklısı davalı tarafından itirazın iptali davası açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, davada alınan 18/02/2014 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin takip tarihi itibariyle borçlu olmayıp davalıdan 817.186,83 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, her ne kadar bilirkişi raporunun sonuç bölümünde iade olunan senetlere dayalı olarak müvekkilinin borçlu olarak gösterilmiş olmasına rağmen iade olunan senetlere bağlanacak sonucun esasen işbu davanın konusu olduğunu, yapılacak yargılama sonunda müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğu miktarın tespit edileceğini ileri sürerek, şimdilik 1.000,00 TL alacağın 01/11/2011 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, akabinde 02/10/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile müddeabihi 863.693,46 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili, davacı yanın davasına dayanak yaptığı bilirkişi raporunda, davacının takip tarihi itibariyle çek ve senetlerden kaynaklanan 863.693,46 TL fazla ödemesi olduğu, ancak takip tarihinden sonra çek ve senetlerin davacıya iade edildiği ve müvekkili şirketin iade sonrası 200.516,89 TL alacaklı duruma geçtiği tespit edilmesine rağmen mahkemece takip tarihindeki durum ve koşullar göz önüne alınarak davanın reddine karar verildiğini, dosyanın temyiz aşamasında olduğunu, davacının bilirkişi raporunun sadece lehine olan bir kısmını ön plana çıkararak işbu davayı açtığını, halbuki bilirkişi raporunun sonuç bölümünde takip sonrası iade edilen senetler nedeniyle müvekkilinin 200.516,89 TL alacaklı duruma geçtiği şeklinde tespit yapıldığını, müvekkilinin elinde davacıya ait icra takibine konu edilmiş 174.070,00 TL tutarında senetler olduğunu ancak takibe rağmen tahsilat yapılamadığını, bunun yanında müvekkilinin elinde vadesi geçmesine rağmen tahsil kabiliyeti bulunmadığından takibe konu edilmeyen senetler de bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının fazla ödeme iddiasının taraflar arasında görülen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/683 esas sayılı dosyasına sunulan 18/02/2014 tarihli bilirkişi raporuna dayandırıldığı, dayanılan bilirkişi raporunda davacının bedeli ödenmeyen çek ve senetler nedeniyle takip tarihinden sonra 200.516,89 TL borçlu duruma geçtiğinin tespit edildiği, esasen davacının davalıya yaptığı fazla ödeme olmayıp davacının borcunu aşan miktarda kambiyo taahhüdünde ve vadesi gelmiş çek ve senetlerin ödenmediği, yargılama sürecinde alınan her iki bilirkişi raporunda da davacının kambiyo taahhüdüne dayalı olarak herhangi bir fazla ödemesi olmayıp aksine davalıya 200.516,89 TL borçlu olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/3250, K. 2022/7662, T. 01.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-3250-e-2022-7662-k-6581a9f424a0