Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/4077 E. 2022/7663 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/4077
Karar No
2022/7663
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11.HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 29.01.2019 tarih ve 2018/236 E- 2019/174 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 31.03.2021 tarih ve 2019/1334 E- 2021/576 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kurumdan 12/09/2014 yılında döviz endeksli, dolar (USD) olarak kredi çektiğini, müvekkilinin, çekmiş olduğu kredi borcunun taksitlerini 11/07/2016 tarihine kadar düzenli bir şekilde ödediğini, ülkede meydana gelen olağanüstü olaylar neticesinde dolar kurunun oldukça yükselmesi üzerine müvekkilinin ödemede belli dönemlerde sıkıntılar yaşadığını, bunun üzerine söz konusu kredinin davalı tarafından kurumun Kızıltepe şubesinde iki kere yapılandırıldığını, ancak ülkede ve Mardin bölgesinde meydana gelen öngörülemeyen olaylar neticesinde gerek dolar kurunun aşırı yükselmesi ve gerekse de bölge piyasasının olaylar neticesinde durgunlaşmasından kaynaklı müvekkilinin ifa güçlüğü çektiğini, davalı tarafından müvekkiline kredi kullandırıldığı tarihte dolar kurunun 2.20 TL olduğunu, günümüzde ise dolar kurunun 3,80 TL’ye ulaştığını, döviz endeksli borçlanan müvekkilinin borcunu ifa etmesinin olanaksız hale geldiğini, söz konusu kredi borcunu ödemesinin müvekkili aleyhine dengesizlik yarattığını, sözleşmenin yeni koşullara göre uyarlanması gerektiğini, aksi takdirde bölgede saygın bir iş adamı olan ve yatırımlar yapan müvekkilinin ticari hayatının yok olacağını ileri sürerek, borcun kredinin çekildiği tarih olan 12/09/2014 tarihindeki Türk Lirası karşılığına çevrilmesine veya kredinin çekildiği tarihteki dolar kurunun 2.20 TL olarak sabitlenmesine, bu seçeneklerin uygun görülmemesi durumunda, müvekkili açısından katlanılabilir hale gelecek şekilde uyarlamasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının tacir olduğunu, basiretli bir iş adamı gibi ticari hayatta tüm riskleri dikkate izlemek ve buna göre hareket etmesi gerektiğini, ülkenin ekonomik koşullarında döviz kurunun sürekli değişmekte olduğunun bilindiğini, sözleşmenin uyarlanma şartlarının dava konusu olayda gerçekleşmediğini ve davacının talebinin hakkaniyet ve nesafet kurallarına uymadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 12/09/2014 tarihli döviz endeksli (Dolar-USD) kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin imzalandığı tarihte Amerikan Dolarının efektif satış kurunun 2,19 TL olduğu, dava tarihinde ise efektif satış kurunun 3,76 TL olduğu, ülkemizde dolar kurundaki yükselişlerin uzun yıllardır devam ettiği ve ticari kredi altına imza atan davacının da dolar kurundaki yükselişlerden haberdar olduğunun yadsınamaz bir gerçek olduğu, tarafların dolar kurundaki yükselişleri bilmelerine rağmen serbest iradeleri ile Türk Lirası yerine USD (Amerikan Doları) üzerinden imzaladıkları sözleşme ile bağlı oldukları, bu haliyle taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumun ortaya çıkmadığı, bu nedenle uyarlama şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4077, K. 2022/7663, T. 01.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-4077-e-2022-7663-k-43fc5375c38d