Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/13748 E. 2013/19104 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/13748
- Karar No
- 2013/19104
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ BİRLEŞEN DAVA : ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2009/263 ESAS Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.04.2012 gün ve 2012/83-2012/260 sayılı kararı düzelterek onayan Daire’nin 20.05.2013 gün ve 2012/12210-2013/10310 sayılı kararı aleyhinde birleşen davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Asıl ve birleşen davada davacılar vekili, müvekkilinin vekili aracılığıyla yurt dışına sattığı emtianın davalı ... Firması'nın acenteliğini yaptığı diğer davalının temin ettiği gemiye yüklendiğini, düzenlenen konşimento sonrasında navlun bedelinin ödendiğini, müvekkiline taşımayı yapacak geminin 29.11.2004 tarihinde Hamburg şehrine ulaşacağının taahhüt edildiğini, ancak davalı şirketin müvekkiline ve vekili firmaya 29.11.2004 tarihli faksla malların 09.12.2004 tarihinde aktarma limanı Pire’den başka gemiye yükleneceğinin ve geminin 31.12.2004 tarihinde varış yeri şehre ulaşacağının bildirildiğini, ancak ticari bağlantının davalıların verdiği taahhüde göre yapıldığını, aksi halde alıcı firmanın yüksek cezai şart talep edeceğini, malların Pire Limanı'ndan alınarak karayolu ile Hamburg’a ulaştırıldığını, bu işlem için harcama yapıldığını, davalıların edimlerini yerine getirmediğini, yapılan masraflardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, 16.510.33 Euro'nun tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, müvekkili ... A.Ş’nin acente olduğunu, hakkında doğrudan dava açılamayacağını, davacının malın gerçek imalatçısı ve satıcısı olmadığını, aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, dava konusu gideri asıl ihracatçının yaptığını, kesin taşıma süresi veya varış taahhüdü olmadığını, birleşen davanın 1 yıllık hak düşürücü ve zamanaşımı süresinde açılmadığını savunarak, davaların reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bozma ilamına göre, 22.12.2004 tarihli davacı ihtarnamesinde, malların Hamburg'a ulaştığı bildirilmiş olup, bu durumda en geç bu tarihte malların teslim edildiği anlaşılmakla ve dava TTK'nın 1235/7. maddesi gereği, taşımanın gereği gibi yerine getirilmediği iddiasına dayalı zararın gideri talebine ilişkin olup, TTK'nın 1259. maddesi gereğince bu alacak talepleri 1 yılda zaman aşımına uğradığından ve zamanaşımı başlangıcı en geç TTK'nın 1261/3. maddesi gereğince malların teslim tarihi kabul edilen 22.12.2004 tarihinde başlamış olup, birleşen 2009/163 nolu dosyada Zim İntegratet Shipping Ltd. Firması'na izafeten davalı acentaya yönelik dava 1 yıllık zamanaşımı geçtikten sonra 03.09.2009 tarihinde açılmış bulunmakla zamanaşımı yönünden bu davalıya yönelik davanın reddine, 2007/435 Esasına kayıtlı birleşen davada verilen karar bozma konusu yapılmayarak kesinleşmiş bulunduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davada davalı acenta .... A.Ş'ye yönelik husumet yokluğundan reddine dair verilen karar da esas yönünden bozma konusu yapılmamış olup bu verilen karar ile ilgili davalı lehine vekalet ücretine karar verilmemesi sebebi bozma konusu yapılmış olmakla ... A.Ş'ye yönelik davanın husumet nedeniyle reddine, tarife gereğince bu davalıya ücreti vekalet takdirine dair tesis edilen karar, birleşen davanın davacısı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce düzeltilerek onanmıştır. Birleşen davanın davacısı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, birleşen davada davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen birleşen davada davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.