Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/15455 E. 2012/6008 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/15455
Karar No
2012/6008
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/05/2010 tarih ve 2007/600-2010/263 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, ancak şirket faaliyetleri konusunda bilgi alamadığını, ihtarname çekilmesine ve tespit davası açılmasına rağmen şirket defterlerinin ibraz edilmediğini, şirket özvarlığının sürekli azalmakta olduğunu, SSK, vergi, elektrik ve banka kredi borçlarının çok yüksek rakamlara ulaştığını, şirket ortaklarına önemli tutarda usulsüz para çıkışları yapıldığını, davalı ortaklardan ...’nin şirketten 1.189.163,25 TL alacaklı göründüğünü, şirketin faaliyetinin durduğunu ve şirketin iyi yönetilmediğini, müvekkilinin ve şirketin malvarlığının azaldığını ileri sürerek, davalı şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, şirketin feshini gerektirir bir durumun olmadığını, şirketin sadace nakit sıkıntısı çekmekte olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2006 ve 2007 yılı resmi defterlerinin boş olduğu, şirketin SSK prim borcu, vergi, elektrik ve banka kredi borçlarının yüksek rakamlara ulaştığı, malvarlıkları üzerinde haciz bulunduğu, şirketin borçlarını ödeyemez durumda olduğu, defter kayıtlarının usule uygun tutulmaması nedeniyle ortakların bilgi alma hakkının kullanılamaz durumda olduğu ve şirketin iyi yönetilmediğinin sabit bulunduğu gerekçesiyle davanın TTK 549/4 maddesi gereğince kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru tayinine ve ilana karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. Dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Limited şirketlerin infisah sebeplerini düzenleyen TTK'nun 549/4 ncü maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin fesih olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır. Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekecektir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi sebepler anılan maddede yer alan haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir. Mahkemece şirketin feshi için haklı neden olarak; şirketin ticari defterlerinin tutulmaması ve şirketin yüksek miktarda borcunun olup bu borçları ödemekten aciz durumda olması gösterilmiştir. Ancak, ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulmasını sağlamamak yöneticinin sorumluluğunu gerektirir bir husus olup, dosya içeriğinde şirketin mali yapısı üzerinde yapılan bir incelemeyle şirketin borca batık olup olmadığı belirlenmediği gibi, özsermaye tespiti yapılmadan da şirket borçlarının rakamsal yüksekliği gerekçe yapılarak hüküm kurulmuştur. Borcun şirket mali yapısı içindeki oranı belirlenmeksizin az veya çok olup olmadığı konusunda kanaat belirtilemeyeceğinden mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun uyuşmazlığı çözümlemede yeterli olmadığı da açıktır. O halde mahkemece, davacı iddiaları ve davalıların savunmaları üzerinde yeterli şekilde durularak, gösterilen deliller celp edilip, davalı şirketin mali durumu hakkında alınacak yeterli bilirkişi raporuyla uyuşmazlık konusu olan hususlar birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15455, K. 2012/6008, T. 13.04.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2010-15455-e-2012-6008-k-9cba4449c5d6