Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/14066 E. 2012/5030 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/14066
Karar No
2012/5030
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/03/2010 tarih ve 2009/390-2010/55 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinde bulunan ve polis tarafından el konulan çekin, Karaköy Emniyet Amirliği tarafından fotokopisi çekilerek ve aslı gibidir şeklinde onaylanarak kendisine verildiğini, bu çek fotokopisi ile bankaya müracaat edildiğinde karşılığının bulunmadığının tespit edildiğini ve bunun çekin arkasına yazıldığını, sonrasında da çeke dayalı takip yapıldığını ancak takibin icra mahkemesi kararı ile iptal edildiğini, iptal sebebinin karakolda çeklerin fotokopisi çekilirken davaya konu çekin arkasına başka bir çekin arkasının fotokopi çekilmesi olduğunu, bu nedenle davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek 33.200 TL asıl alacağın icra takibinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin aracının 11/4/2006 tarihinde soyulduğunu ve araç içerisinde bulunan çeklerin ve ödeme makbuzlarının çalındığını, bunun üzerine müvekkilinin gerekli yerlere şikayetini yaptıktan sonra davacının icra takibine konu ettiği çek de dahil olmak üzere kaybolan çekler hakkında TTK'nın 711. maddesi uyarınca ödemeden men talimatı verdiğini, müvekkilinin yedinden çalınan çeklerden icra takibine konu edilen 07/05/2007 keşide tarihli 25.000 USD bedelli çekin davacının yakalanması üzerine üzerinden çıktığını, davacının bu olay üzerine tutuklandığını ve çekin müsadere altına alındığını, ancak davacı vekilince bu çekin fotokopisi üzerinden takip başlatılması üzerine çek aslı icra kasasına sunulmadığından icra hukuk mahkemesi kararı ile ödeme emrinin iptaline karar verildiği, sonrasında da davacı tarafından çekin aslı sunularak ödeme emri tebliğ edildiğini ancak takibe konu çekin bankaya ibraz edilmeksizin takibe konu edildiği gerekçesi ile icra takibinin iptaline karar verildiğini, davacı tarafından icra takibine konu edilen çekin süresinde bankaya ibraz edilmediğinden hamilin TTK 720 uyarınca müracaat hakkının düştüğünü, çekin çalınan bir çek olduğu ve müvekkilinin borcunun olmadığının sabit bulunduğunu, davacı tarafın yetkili hamil olmadığını, dava konusu çek çek vasfında bulunmadığından davanın ispatı davacıya düştüğünü savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacı hakkında sahtecilik ve resmi belge düzenleme iddiası ile kamu davası açıldığı, bankanın cevabi yazısında çekin bankaya ibraz edilmediğinin belirtilmiş olması ve çek aslı üzerinde yapılan incelemede de bankaya ibraz edilmediğinin anlaşılmış olması karşısında davacının yetkili hamil olmadığı, davacının icra dosyası ile çek fotokopisi dışında bir delile dayanmamış olması karşısında davasını genel hükümlere göre kanıtlamak durumunda olan davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, TTK'nın 644. maddesine dayalı sebepsiz zenginleşme davasıdır. TTK'nın 644. maddesinde, çekin meşru hamili olan kişinin kambiyo senedine dayanan haklarının muhafazası için kanun hükmünce yapılması gereken muameleyi ihmal etmesi dolayısıyla, çekten doğan borçları düşmüş olsa bile, muhataba karşı dava açabileceği hükme bağlanmıştır. Dava konusu çek hamiline düzenlenmiş olup davacı da çeki elinde bulundurduğu için hamildir. Ancak, davacının meşru hamil olup olmadığı, davacı hakkında dava konusu çek nedeni ile yürütüldüğü anlaşılan ceza soruşturması sonucunda belli olacaktır. Bu nedenle davacı hakkındaki bahse konu ceza soruşturmasının sonucunun araştırılması Beyoğlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/850 Esas sayılı dosyası içinde olduğu anlaşılan Beyoğlu C.Başsavcılığı'nın 2007/10627 Soruşturma no'lu evrakının incelenerek, davaya konu çekin davacı üzerinde bulunması neticesinde davacı hakkında ne işlem yapıldığının belirlenmesi ve bu evrakın sonucu ile, davalı keşideci hakkındaki kovuşturmaya yer olmadığına dair karar birlikte değerlendirilerek, davacının meşru hamil olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Davacının meşru hamil olup olmadığı tespit edilmeden, çeki bankaya süresinde ibraz etmemesi ve nüfus cüzdanında sahtecilik ve kimliği konusunda yalan beyanda bulunmak suçundan yargılandığı ceza davasının devam ettiği nedeniyle yetkili hamil olunduğu gerekçesiyle ve meşru hamil olduğu belirlenmesi halinde TTK'nun 644 maddesine göre işbu davayı da açabileceği ve bu halde ispat yükünün keşideci davalıda olacağı düşünülmeden, davacının davasını ancak genel hükümlere göre alacaklı olduğunu kanıtlamak suretiyle ispat edebileceği şeklinde yazılı gerekçe ile karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabü ile hükmün yukarıda yazılı nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14066, K. 2012/5030, T. 30.03.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2010-14066-e-2012-5030-k-a76579e07ac9