Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/5491 E. 2010/11905 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/5491
Karar No
2010/11905
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi BİRLEŞEN : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin2007/218 E.-2007/161 K. sayılı dosya Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.12.2008 tarih ve 2007/158-2008/485 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkilinin davalı şirketin müdürü iken davalı ... tarafından şirketten uzaklaştırıldığını ve ortaklar kurulu kararı ile müdürlük görevinden azledildiğini, ortaklar arasında ciddi huzursuzluklar olduğunu ileri sürerek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini ıslah ederek fesih ve tasfiye, olmadığı takdirde ortaklıktan çıkmasına izin verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ıslah isteminin terditli yapıldığı gerekçesiyle, ıslahın reddine, şirketin feshini gerektirir haklı nedenlerin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- HUMK'nın 83. maddesine göre ıslah, taraflardan birinin yapmış olduğu usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesidir. Kural olarak, ıslah tek taraflı ve açık bir irade bildirimi ile yapılır. HUMK’nın 84. maddesi hükmü uyarınca, tahkikata tabi olan davalarda taraflar hâkimin tahkikatın bitmiş olduğunu bildirmesine kadar ıslah yoluna başvurabilirler. Islah talebi karşı tarafın ve mahkemenin kabulüne bağlı değildir. Anılan yasanın 88. ve 89. madde hükümleri gereğince davacı tamamen ıslah ile dava sebebini (davasının dayanağı olarak göstermiş olduğu vakıaları) ve talep sonucunu değiştirilebilir. Dava, tamamen ıslah edilebileceği gibi, kısmen de ıslah edilebilir. Somut olayda, davacı taraf ilk önce TTK’nın 549/4. maddesine dayalı olarak davalı şirketin fesih ve tasfiyesini talep etmiş, daha sonra 24.12.2008 tarihli dilekçe ile davasını ıslah ederek haklı nedenle davalı şirketin fesih ve tasfiyesini, olmadığı takdirde TTK’nın 551/2. maddesi gereğince ortaklıktan çıkmaya izin verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, terditli ıslahın usule uygun olmadığı gerekçesiyle, ıslah dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere HUMK.nun 83. maddesine göre, iki taraftan her biri usule müteallik olarak yaptığı muameleyi tamamen veya kısmen ıslah edebileceği gibi terditli ıslah isteminde bulunmasına engel yasal bir düzenleme de mevcut değildir. Bu itibarla, mahkemece, davacının yapmış olduğu terditli ıslaha göre davanın ele alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5491, K. 2010/11905, T. 23.11.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2009-5491-e-2010-11905-k-67aa5db5d3a4