Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2008/13959 E. 2010/5447 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/13959
- Karar No
- 2010/5447
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.09.2008 tarih ve 2008/246 - 2008/399 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin ortağı olan müvekkilinin haklı neden olmaksızın ve haber verilmeksizin ortaklar kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarıldığını, kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ortaklar kurulu kararının iptaline, olmadığı takdirde ortaklık payının gerçek değerinin tespit edilerek tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın TTK'nın 381. maddesi gereğince yasal üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, ortaklar kurulunun ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin kararının davacıya bizzat 14.09.2004 tarihnde tebliğ edildiğini, davacının ana sözleşmenin 3. maddesi gereğince rekabet yasağına aykırı davrandığınının belirlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dava dileçesinin görev yönünden reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, haklı sebeplerden dolayı bir ortağın TTK'nın 551/3 maddesi uyarınca şirketten çıkarılmasına karar verilmesinin dava yolu ile mahkemeden istenmesinin gerektiği, TTK'nın 551/3. maddesi uyarınca ortağın şirketten çıkarılabilmesi için haklı nedenlerin varlığının kanıtlanmasının zorunlu olduğu, kanıt yükünün çıkarmak isteyen şirkete ait bulunduğu, davalı şirket ortaklar kurulunun verdiği çıkarma kararını mahkemede dava açılmadan doğrudan kendiliğinden işleme koymasının yerinde olmadığı, yapılan işlemin yoklukla batıl olup davacı ortağın ortaklıktan çıkarılması sürecinin henüz sonuçlanmadığı, davacının halen davalı şirketin ortağı konumunda bulunduğu, davanın yasal üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığının da bir önemi bulunmadığı gerekçesiyle, davacının halen davalı şirketin ortağı olduğunun tespitine, ortaklık payının parasal değerinin tahsili istemine yönelik istem hakkında bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.