Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2008/4437 E. 2010/636 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/4437
Karar No
2010/636
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.12.2007 tarih ve 2001/537-2007/478 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraflar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.01.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, asıl ve birleşen davada müvekkiline ait izabe tesisi-hadde tesisi" malzemelerinin Bartın/İskenderun limanları arasında taşıma işinin "Başarı" adlı gemi ile yapıldığını, emtianın taşıma rizikolarına karşı davalı ... şirketince sigorta güvencesi altına alındığını, geminin seyri sırasında batması sonucunda taşınan sigortalı emtianın da zayi olduğunu, müvekkilinin banka kredi borcu nedeniyle davalı ile aynı grupta olan Yaşarbank A.Ş.'nin hesap kati ve icra takip tehdidi sonucunda sigorta bedelinin 1.424.552,83 USD'ı karşılığı 750.000 TL' lık kısmının bankaya temlik suretiyle ödendiğini, toplam 3.600.000 USD sigorta teminatının bakiyesinin inkar edildiğini, inkar edilen kısmından 20.000 USD'lık kısım için davalı aleyhine açılan davanın derdest olduğunu, bakiye poliçe bedeli 2.155.447,17 USD için davalı aleyhine icra takibine girişildiğini, ancak, davalı yanca ibralaşıldığı, alacağın zamanaşımına uğradığı ve geminin kasten batırıldığı yönündeki defi ve savunmalarda borca itiraz edildiğini, kısmi ödemenin ibralaşma anlamı taşımadığını ve temlik nedeniyle ödenenin sarflı ödeme olduğunu, diğer def'i ve savunmalarında gerçek dışı olduğunu ileri sürerek, asıl davada kısmi alacağın tahsiline, birleşen davada itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı vekili, itirazın iptali davasının İİK' nuin 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık sürede açılmadığını, geminin 09.06.1999 da içindeki yük ile battığını TTK'nun 1268.maddesinde öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresinde takip ya da dava açılmadığını, 750.000 TL' nın davacıya ödendiğini ve kayıtsız şartsız kabul ile poliçeden dolayı ibra edildiklerini, geminin batışının şaibeli olduğunu ve zararın teminat dışında kaldığını savunarak her iki davanın da reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının poliçeye dayalı talep hakkının rizikoyu öğrendiği 09.06.1999 tarihinde doğduğu ve aynı tarihte sigorta şirketine hasar ihbarının yapıldığını, TTK' nun 1441.maddesi gereğince rizikonun ihbarı ile sigorta şirketinin borcunun TTK' nun 1377.maddesine göre muaccel olduğu, kısmi ödeme dışında kılan bakiye alacak için borcun yenilenmesinin sözkonusu olmadığı, kaldı ki davalının bakiye borcu kabuliradesinin de bulunmadığı, bu durumda kısmi ödemenin zamanaşımını kesmeyeceği, ayrıca birleşen davadaki kısmi talebin de takip konusu alacak açısından zamanaşımı süresini kesmeyeceği, keza ceza davasında verilecek kararın da zamanaşımına etkisinin olmayacağı, davacının takip konusu yaptığı alacağının doğduğu tarihten 09.06.1999 tarihinden itibaren takip tarihine kadar 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle asıl davanın tefrikine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, tarafların vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin temyizine gelince; davalı vekilinin temyiz istemini içeren dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmemesi ve temyiz harcının alınmaması karşısında geçerli bir temyiz başvurusu kazanmaması nedeniyle vaki istemin de reddi gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentteki nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle kararın ONANMASINA, (2) nolu bentteki nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, takdir edilen 750,00 TL vekalet ücretinin her bir taraftan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, alınmadığı anlaşılan 17,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 21.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/4437, K. 2010/636, T. 21.01.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2008-4437-e-2010-636-k-9070d1f1dc09