Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2008/11815 E. 2010/6711 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/11815
- Karar No
- 2010/6711
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.05.2008 tarih ve 2006/579 - 2008/156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.06.2010 gününde davacı ve karşı davalı avukatı ... ile davalı ve karşı davacı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin deniz ticaretinde kullanılan gemilere yakıt tedarik eden bir şirket olduğunu, ...isimli gemi ilgililerince gelen yakıt siparişi üzerine müvekkilinin söz konusu gemiye yakıt tedarik ettiğini, davacı tarafından keşide edilen 26.06.2006 tarihli fatura bedeli olan 33650 USD’nın davalı tarafından ödenmediğini, TTK’nun 1235/6 ve 1236.maddeleri gereğince müvekkilinin gemi alacaklısı olduğunu ileri sürerek, şimdilik 36.253 USD’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, bu alacak nedeniyle TTK’nun 1235/6.maddesi gereğince gemi alacaklısı hakkı ve TTK’nun 1236.maddesine göre de gemi ve teferruatı üzerinde kanundan doğan rehin hakkı verdiğinin ve alacağın rehnin paraya çevrilmesi suretiyle rehinli maldan tahsil edilebileceğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı (karşı davacı) vekili, davanın açılmasından önce davada iddia konusu olan alacağın gerçekte mevcut olmadığı ve bu davada sözü edilen yakıt tesliminden dolayı davalı (karşı davacı) müvekkili şirketin davacı karşı davalıya hiçbir borcunun bulunmadığının tespiti için davacı (karşı davalı) aleyhine 04.12.2006 tarihinde İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin 2006/401 esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığından davanın derdestlik nedeni ile reddi gerektiğini, müvekkili şirketin davacı taraf ile gemiye verildiği iddia edilen yakıtın gemiye verilmesine ilişkin herhangi bir anlaşması bulunmadığını, müvekkili şirketin başka bir şirketle yakıt satın alma ve gemiye teslim edilmesi anlaşması yapmış olmasına teslim alınan yakıt bedelinin satıcı EB petrole ödenmiş olmasına rağmen davacı tarafın hukuki dayanağı olmayan evraklar tanzim ederek ve EB Trade ile işbirliği yararak haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkili şirketi borç altına sokma gayreti içinde olduğunu, işbu dava açılmadan önce müvekkili şirkete ait ...gemisi üzerine ihtiyati tedbir uygulanarak geminin seferden men edildiğini, geminin ticari faaliyetlerine devamını sağlamak için iddia edilen alacak tutarı olan 36.028 USD'nın 15.12.2006 tarihinde Akbank Kocaeli Şubesinde açılan hesaba teminat olarak yatırmak suretiyle geminin serbest bırakılmasının sağladığını, davacı (karşı davalı) tarafın eylemi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını belirterek, asıl davanın reddini istemiş, hukuka aykırı olarak 3.kişiler tarafından tanzim edilen delillere istinaden ...isimli gemi üzerine konulan ihtiyati tedbirin kaldırılarak tedbirin kaldırılması için teminat olarak bloke edilen 36.028 USD'nın müvekkiline iadesine, teminat miktarı olan 36.028 USD'na teminatın serbest bırakılacağı tarihe kadar T.C.Bankaları'nca 1 yıl vadeli döviz tevdiat hesaplarına uygulanan en yüksek faiz tutarı karşılığı olarak şimdilik 3.600 USD'nın maddi tazminat olarak ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ...gemisine yakıt tedarikine ilişkin olarak dava dışı EB Trade Co.Ltd. firması ile bağlantı kurarak gemiye Lukoil tarafından yakıt teslimini sağladığı ve yakıt bedelini Lukoil'e ödediği, ödediği bu yakıt bedelini davalıdan talep ettiği, ancak davalının davacının yakıt tedarikine ilişkin olarak teklifname gönderdiği EB Trade ile hukuki ilişkisinin bulunmadığı, davalının yakıt tedariki konusunda yine dava dışı EB Petrol ve Denizcilik Şirketi ile arasında imzalanmış bir sözleşme bulunduğu, Oltenitsa gemisine teslim edilen yakıt ücretinin EB Petrol ve Denizcilik Ticaret Ltd.Şti'ne ödendiği, EB Trade Co Ltd ile EB Petrol ve Denizcilik Ticaret Ltd.Şti.'nin iki ayrı şirket olduğu, davalının sözleşmesel ilişki kurduğu EB Petrol Denizcilik Şirketine sözleşme doğrultusunda ödeme yapmış olduğu, bu sebeple ... gemisi donatanının yakıt borcunun bulunmadığı, davacının yakıt bedelini dava dışı EB Trade Co Ltd'den alması gerektiği, davalı (karşı davacı) tarafın da haksız ihtiyati tedbirden dolayı tazminat davasının kabul edilebilmesi için ihtiyati tedbirin haksız olduğunun belirlenmiş ve bundan bir zarar doğmuş olmasının gerektiği, açılan karşı dava tarihi itibariyle mahkemece konulan ihtiyati tedbirin haksız olduğunun henüz belirlenmediği, karşı davanın erken açılmış bir dava niteliğinde bulunduğu sonucuna varılarak, asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Davacı ... vekili, davalı taraftan olan alacağın tahsilini istemiş, davalı (karşı davacı) vekili ise karşı dava dilekçesi ile haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep etmiştir. Mahkemece asıl ve karşı davanın reddine dair verilen karar asıl dava yönünden davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiş olup, davacı (karşı davalı) vekilinin karşı davaya yönelik bir temyizi bulunmamak- tadır. Karşı dava, asıl davadan bağımsız olup, davacı ... vekilinin karşı dava yönünden hükmü temyiz etmemesi karşısında, HUMK'nun 433/2.maddesi gereğince karşı davacı vekilinin katılma yolu ile karşı davaya yönelik hükmü temyiz hakkı bulunmamakta olup, karşı davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Asıl davanın davacısı ... vekilinin temyizine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle karşı davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 20,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ve karşı davacı ile davacı ve karşı davalıdan ayrı ayrı alınmasına, 10.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.