Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/964 E. 2026/5027 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/964
- Karar No
- 2026/5027
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/295 E., 2015/318 K. SUÇ :Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, düzeltilerek onama
Suçtan doğrudan zarar gören ve kovuşturma evresinde usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmediği için davaya katılma talebinde bulunamayan .. .. A.Ş. vekilinin gerekçeli kararın tebliği üzerine vekalet ücreti ile sınırlı olarak temyiz talebinde bulunup katılma iradesi gösterdiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1 inci ve 237/2 nci maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, sanık müdafinin ve vekalet ücreti ile sınırlı katılan vekilinin temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla, gereği düşünüldü: .. .. A.Ş. Vekilinin katılanan olarak kabul edilip vekalet ücreti ile sınırlı olarak hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Somut olayda nitelikli dolandırıcılık suçundan doğrudan doğruya zarar görenin GSM şirketi olmasına rağmen uygulama alanı bulunmayan şekilde TCK 167. Maddenin uygulanması ve hükümde TCK'nın 43. Maddesinin uygulanması esnasında 2 yıl 8 ay yerine 2 yıl 4 ay hapis cezası belirlenmesi, akabinde TCK 167.maddenin uygulanması sırasında yine yanlış uygulama ile 1 yıl 3 ay hapis cezası belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan vekili, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Sanığın mahkûmiyetine karar verildiği halde, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu avukatlık ücretine hükmolunmaması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına "katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 3000TL avukatlık ücretinin sanıktan alınıp katılana verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün, Tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
05.05.2026 tarihinde karar verildi.