Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/5865 E. 2026/7371 K.

Konu: Nitelikli Doladırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2025/5865
Karar No
2026/7371
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Doladırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/368 E. 2014/492 K. SUÇ : Nitelikli doladırıcılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1-Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 09.09.2021 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, bu itibarla katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

2-Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Hükümler Yönünden; Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek öncelikle 28.04.2011 tarihinde... Ltd.Şti'yi devraldıkları, devralma esnasında ... ve vefat eden sanık ...'ün herhangi bir resmi işlemde kendilerini göstermedikleri, şirket ... ve ... adına devralındığı, şirketin yetkilisi sanık ... olduğu, devrolunan bu şirketle ilgili olarak katılan...'den tekstil ürünü satın aldıkları, bu kapsamda...'den aldıkları mallar karşılığında güven oluşturmak maksadıyla bir kısmını nakit olarak ödedikleri, ... şirketi muhasibi tanık ...'na güven oluşturduktan sonra onun aracılığı ile diğer tekstil firmaları olan katılan ... ve ...e ulaştıkları, bu arada katılan şirketlerle sanık ...'in muhatap olduğu ve kendini şirket ortağı .... olarak tanıttığı, söz konusu şirketlerden aldıkları tekstil ürünleri karşılığında cari hesaplar oluşturup, bir kısmı nakit bir kısmını da cari hesaplara yönelik 3- 4 ay vadeli olarak tanzim olunan çekleri muhataplarına verdikleri, verilen ilk çekler katılanlarca tahsil edildiği, bu şekilde hem bankalar nezdinde hem ticari hayatta olumlu imaj kazandıkları ve piyasada güven duygusu oluşturdukları, daha sonra katılan şirketlerden daha yüksek meblağlarda alımlar yapıp, ileri tarihli çekler keşide ederek dava dosyasında mevcut faturalar ile ürünleri teslim aldıkları, ancak çeklerin ödeme tarihleri geldiğinde karşılıklarının bulunmadığının tespit edildiği ve sanıkların ortadan kayboldukları olayda;

Sanıkların savunmaları, katılan beyanları, ticaret sicili gazetesi örnekleri, tanık anlatımları, suçta kullanılan çek örnekleri ve fatura suretleri ile tüm dosya kapsamı itibarıyla, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, bankanın maddi varlıklarından olan çeklerin sağladığı güvenden yararlanarak fikir ve eylem birliği içinde hareketle, çek bedellerini ödeyecek ekonomik imkân ve yeteneği haiz olmadıkları hâlde karşılıklarının ödenmeyeceğini bile bile ve katılanlara ileri vadeli çekler vererek katılanlardan mal satın ve teslim alan çeklerin ödeme günü geldiğinde karşılıksız olduklarının anlaşılması üzerine kendilerine bir daha ulaşılamayan sanıkların, en başından itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket ettikleri gözetilerek 5237 sayılı TCK'nın 37/1 maddesi delâletiyle aynı Kanun'un 158/1-(f),(h)-son maddesi gereği, her bir katılanla kurdukları ticari ilişki sayısı ve tarih aralıkları da göz önünde bulundurularak 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi uyarınca zincirleme suç koşullarının oluşup oluşmadığı da değerlendirilmek suretiyle mahkûmiyet hükümlerine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek beraatlerine karar verilmesi,

Yasaya aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

01.07.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/5865, K. 2026/7371, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2025-5865-e-2026-7371-k-b960fcafd9bd