Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/33316 E. 2026/7374 K.

Konu: Nitelikli Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/33316
Karar No
2026/7374
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/352 E. 2016/195 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanıklar ..., ..., ..., ...'in ... İnşaat ve Ticaret AŞ ortakları, sanık ...'in de bu şirketin dışarıdan atanan genel müdürü olduğu, sanık ...'in sanık ...'in boşandığı eşi ve ... İnşaat Ticaret Sanayi Ltd.Şti'nin eski ortağı, ...şirketin yetkilileri de sanık ... ile sanık ...'in olduğu, bu şekilde tüm sanıkların akraba oldukları ve birbirlerini tanıdıkları, sanıklardan ...'in kendisini ... A.Ş. ve birçok şirketin sahibi ve yetkilisi olarak tanıtarak, işini aldığı ...Ambalaj isimli şirketin ...Bölgesi'nde kuracağı tesisin beton ihtiyacı için katılan şirketten beton aldığı ve karşılığında verdiği çeklerden 30.07.2012 tarihli ve 100.000 TL, 60.000 TL ve 50.000 TL bedelli çeklerin günü geldiğinde ödenmediği gibi katılana verdiği 30.08.2012 tarihli, 100.000 TL, 60.000 TL, 50.000 TL bedelli çeklerden 100.000 TL bedelli çek ile ilgili olarak İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/199 Esas sayılı kararı ile ödeme yasağı konulduğunun anlaşıldığı, çeklerin ödenmemesi üzerine katılan şirketin keşideci şirket hakkında icra takibi başlattığı ancak katılan şirketin icra takibinden önce, sanıklar fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek sanık ...'e ait şirketin alacağı olduğundan bahisle, keşideci ... İnşaat ve Ticaret A.Ş. aleyhine icra takibi başlattıkları ve hacizde ilk sıraya yerleşerek katılan şirketin icra takibinin sonuçsuz kalmasını sağladıkları iddia edilen olayda;

1. Sanıklar ..., ..., ... Haklarındaki Hükümler Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere göre; yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden sonucu itibarıyla doğru olan beraat hükümlerinin Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

2. Sanıklar ..., ... ve ... Haklarındaki Hükümler Yönünden UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre, sanık ...'nun hükümden sonra 27.06.2020, sanık ...'in 19.01.2021 ve sanık ...'in 07.01.2023 tarihinde öldüklerinin anlaşılması karşısında, kamu davalarının düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının ölüm nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 64/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

3. ... Hakkındaki Kurulan Hüküm Yönünden Katılan şirketin karşılıksız çıkan çeklere istinaden 17.08.2012 tarihinde Kadıköy (İstanbul Anadolu) 3. İcra Müdürlüğünün 2012/17640 sayılı dosyası üzerinden başlattığı icra takibi öncesinde, vefat eden sanık ...'in 25.08.2010, 26.08.2010, 27.08.2010, 31.08.20 10... .01.2011 tarihli faturalara istinaden faiziyle birlikte 2.598.554,07 TL alacağın tahsili amacıyla 09.07.2012 tarihinde Gaziantep 6. İcra Müdürlüğünün 2012/6135 sayılı dosyası üzerinden keşideci şirket aleyhine icra takibi başlattığı, takibin itiraz edilmeden kesinleştiği ve böylece sanık ... hacizde öncelikli konuma gelip, icra müdürlüğünce düzenlenen sıra cetvelinde ilk sıraya yerleştiği, bu arada 03.09.2013 tarihli iddianame ile sanık ... hakkında İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/348 Esasına kayden Vergi Usul Kanunu'na aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, mahkemece bilirkişi raporları, vergi tekniği raporu, vergi suçu raporu doğrultusunda, sanık ...'in 01.07.2008 tarihinden itibaren düzenlediği tüm faturaların sahte olduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verdiği, söz konusu mahkûmiyetin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 05.02.2019 tarihli ve 2019/534 Esas, 2019/861 Karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiği, yine katılan şirketin sanık ...'in sıra cetvelindeki sırasına yönelik Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/539 Esasına kayden açtığı sıra cetveli itiraz davası sonunda da katılan şirketin davası kabul edilerek sıra cetvelinde 1. sırada yer alan ...'e isabet eden paydan, katılan şirketin başlattığı icra takiplerine ödenmesine karar verildiği, bahse konu dava ve icra takipleri, katılan şirket yetkililerinin beyanları ve sanık savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, keşideci şirketin yetkilisi ...'in, katılan şirketle muhatap olduğu ve çeklerin karşılıksız çıkacağını bilerek iddia konusu çekler karşılığında menfaat temin ettiği, daha sonra katılan şirketin alacaklarını hukuki yollardan almasını engellemek amacıyla vefat eden sanık ...'in düzenlediği sahte faturalarla yetkilisi olduğu şirket aleyhine icra takibi başlatılmasını sağlayıp icra takibini de itiraz etmeksizin kesinleştirdiği, bu şekilde sanığın en başından itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği ve kamu kurumu niteliğindeki icra müdürlüğünü de vasıta kıldığı gözetilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f, d-son maddesi gereği mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek beraatine karar verilmesi,

Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

01.07.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/33316, K. 2026/7374, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-33316-e-2026-7374-k-ded112f56d90