Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/2747 E. 2026/5548 K. – Kamu Kurum Ve

Konu: Kamu Kurum Ve Kuruluşları, Vb. Tüzel Kişiliklerin

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2026/2747
Karar No
2026/5548
Karar Tarihi
Konu
Kamu Kurum Ve Kuruluşları, Vb. Tüzel Kişiliklerin

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/94 Esas, 2024/143 Karar SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi İTİRAZA KONU KARAR : Temyiz isteminin reddi İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 07.04.2025 tarihli ve 2024/6763 Esas, 2025/3897 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.04.2026 tarihli ve KD-2026/27703 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı CMK'nin 308/1. maddesi uyarınca yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun'un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ Sanık hakkında İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda 15.11.2023 tarihli, 2022/152 Esas, 2023/595 Karar sayılı hüküm ile TCK'nın 158/1-d maddesi gereği 4 yıl hapis cezası verildiği, verilen cezanın suçun üç kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle TCK'nın 158/3. maddesi gereği yarı oranında artırılarak 6 yıl hapis cezasına çıkarıldığı, sanık hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasına karar verildiği, neticede sanığın 6 yıl hapis cezası ve 24.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, CMK'nın 286/2-a maddesine göre 5 yılın üzerinde verilen hapis cezalarının temyize tabi olması sebebiyle, sanık yönünden verilen temyiz isteminin reddine dair kararın kaldırılarak, temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE 1.Sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. 2.Sanığın hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde; a. Sanığın, inceleme dışı sanıklar .. ve .. ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek, nakit ihtiyacı olan katılanı, para vereceklerini, karşılığında emekli maaşından kesinti yapılarak verilen parayı tahsil edecekleri yönünde aldatarak, 185.000 TL tutarlı senedi imzalatıp katılan aleyhine icra takibi başlattıkları, katılana borcu kabul ettiğine ve borcun emekli maaşından çekilmesine dair evrakı da imzalatarak icra takibini kesinleştirmelerine rağmen katılana herhangi bir para vermeyerek üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunmuştur. b.Sanık savunmasında, katılana kredi çekmesi konusunda yardımcı olmaya çalıştığını, kendisinin de mağdur olduğunu ve atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. c.İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2020/20225 Esas sayılı dosyasında, alacaklı .. Dji. Rek. Bil. Tasarım ve Tic. Ltd. Şti tarafından, katılan aleyhine 188.284,38 TL üzerinden kambiyo senetlerine mahsus icra takibine başlandığı, katılanın 16.10.2020 tarihinde borcunu kabul ettiğine ve maaşından kesinti yapılmasına ilişkin dilekçe verdiği anlaşılmıştır. d.İlk derece mahkemesince; katılanın tüm aşamalardaki beyanlarının istikrarlı olduğu gibi dosya içine celp edilen icra müdürlüğü dosyası söz konusu icra takibine konu olup duruşmada incelenen senet aslı, sanık ..'ya defalarca tebliğ ile ihtaratta bulunmasına rağmen savunmasında zikrettiği hukuki ilişkiyi ispatlar belgeleri de sunmadığı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanık savunmalarının suçtan kurtulmaya dönük olduğu bu haliyle sanıkların tam bir iştirak iradesi ile hareket ederek katılanı aldatarak düzenlettikleri senedi icraya koyarak atılı suçu işlediği kanaatiyle "kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçundan mahkumiyetine hükmedilmiştir. e.Bölge adliye mahkemesinin duruşma açmadan yaptığı yargılama sonunda, istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. f.Sanık kendisinin de mağdur olduğunu, ..'in yölendirmesiyle katılanla iletişim kurduğu ve dolandırıldığı belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. g.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Katılanın aşamalarda alınan beyanlarında, olay tarihinde yaklaşık 11 kişi ile bir araya getirildiklerini ve İcra Müdürlüğü'ne götürülerek işlemlerin yapıldığını belirttiği olayda; İstanbul Anadolu 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/503 Esas sayılı dosyasından birleştirme önerisinde bulunulduğu, UYAP sisteminden yapılan sorgulamaya göre sanık ve inceleme dışı sanıklar hakkında yapılan yargılama sonucunda 23.10.2025 tarihinde "kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" ve "tacir veya şirket yöneticisi olan yada şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık" suçundan mahkumiyet hükümleri kurulduğu, Dosya içinde bulunan, İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2020/20225 Esas sayılı icra dosyası örneğinde yer alan 16.06.2021 tarihli dosya hesap dökümüne göre, "yatan para miktarının olmadığının" belirtildiğinin anlaşılması karşısında, İstanbul Anadolu 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/503 Esas sayılı dosyasının onaylı örneğinin dosya içine alınması, katılanın taşınır veya taşınmaz malları üzerinde satış işlemi veya maaş haczi sonucu kesinti gerçekleşmesi durumunda eylemin tamamlandığı, aksi halde ise haksız menfaat temin etmeyen sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kalacağı da gözetilerek, katılan aleyhine tatbik olunan işlemler neticesinde satış işlemi veya maaştan kesinti gerçekleşip gerçekleşmediği sorulup, delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun ve suç vasfının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR 1.Gerekçe bölümünün (1) nolu bendinde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2.5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 07.04.2025 tarihli ve 2024/6763 Esas, 2025/3897 Karar sayılı ret ilâmının KALDIRILMASINA, 3.Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre hükmün infazının durdurulmasına, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE, salıverilmesinin temini için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, bozma ilamının, mahkûmiyet hükmünü temyiz etmeyen sanıklar ... ve ...'a SİREYET ETTİRİLMESİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/2747, K. 2026/5548, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2026-2747-e-2026-5548-k-2ed67e696708