Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/1432 E. 2026/3132 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1432
- Karar No
- 2026/3132
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/5140 E., 2025/4885 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.10.2025 tarihli ve 2025/447 Esas, 2025/610 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta yada kredi kurumu çalışanı olarak olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-l.son, 158/3, 52... maddeleri uyarınca 12 yıl hapis ve 5.400.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 21.11.2025 tarihli ve 2025/5140 Esas, 2025/4885 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’unun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi; tahliye talepli olarak, eksik inceleme sonucu karar verildiğine, müvekkilinin sanığa yönelik herhangi bir hilesinin bulunmadığına, müvekkilinin ekonomik zorluklar nedeniyle tefecilerden yardım aldığına, tefecilerin yönlendirmesi ile katılanın evine gidip, parayı aldığına, müvekkilinin suç işleme kastıyla hareket ettiği kanaatine varılsa dahi eyleminin yardım eden kapsamında kaldığına, dolandırıcılık suçunun 3 veya daha fazla kişi tarafından işlendiğine dair delil olmamasına rağmen bu kapsamda cezanın artılmasına karar verildiğine, katılanın zararının tam olarak tespit edilmediğine, yeterli gerekçe bulunmamasına rağmen alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna, tüm bu sebeplerle kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde karar verildi.