Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/924 E. 2025/11260 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2025/924
Karar No
2025/11260
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/862 E., 2024/619 K. SUÇ :Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümlerin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2021 tarihli ve 2019/343 Esas, 2021/530 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f, 158/3, 43,62, 52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 21.860 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına , taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 03.05.2024 tarihli ve 2022/862 Esas, 2024/619 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafisinin temyiz isteği; atılı suçta hile unsurun mevcut olmadığı, mahkemece eksik inceleme neticesinde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulmasına ilişkindir. Sanık ... müdafisinin temyiz isteği; mahkemece eksik incelme ve değerlendirme neticesinden kurulan hükmün bozulmasına ilişkindir. Sanık ...'un temyiz isteği ; dosya kapsamı itibariyle suç işlemediğinin sabit olduğu, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. Sanık ...'nın temyiz isteği; suç işlemediğine, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli, 2022/2-155 Esas ve 2022/321 Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıklara istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3 maddesi uyarınca müdafi atanması gerektiğine karar verilmiştir. Sanıklar ..., ... ve ...'nın ilk derece mahkemesince hüküm verilinceye kadar yargılamanın hiçbir aşamasında müdafilerinin bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156. maddesi gereğince de Yerel Mahkemece sanıklar ..., ... ve ...'ya resen bir müdafi de tayin edilmediği, sanıklara isnat edilen üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son maddesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3. maddesine göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanıklar ..., ... ve ...'ya müdafii atandıktan sonra yargılamanın yapılarak hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunduğu, yapılacak yargılamanın sanık ... hakkında TCK'nın 158/3 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına etki edeceği, bu itibarla 5271 sayılı CMK'nin 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık olacak biçimde savunma hakkının kısıtlanması, hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 03.05.2024 tarihli ve 2022/862 Esas, 2024/619 Karar sayılı kararına yönelik ... müdafii, ... müdafii, ... ve ...'un temyiz istekleri yerine görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 30.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/924, K. 2025/11260, T. 10.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2025-924-e-2025-11260-k-84c56839ce29