Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/6396 E. 2025/6922 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6396
- Karar No
- 2025/6922
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/392 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 26.02.2024 tarihli ve 2023/296490 Soruşturma, 2024/16637 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2024 tarihli ve 2024/188 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2024 tarihli ve 2024/392 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 18.04.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 19.10.2024 tarihli ve 2024/18267 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.11.2024 tarihli ve KYB-2024/111424 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.11.2024 tarihli ve KYB-2024/111424 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/03/2024 tarihli kararı ile şüphelinin ..., ... ve ... isimli kişilerden noter kanalı ile vekalet alıp almadığının araştırılmadığı, yazı ve imza örneklerinin alınmadığı, şüphelinin yazı ve imza örneklerinin alınarak suça konu faturalar ile şirketi temsilini gösterir tarh dosyasındaki evraklar üzerinde incelemesinin yaptırılmadığı, fatura muhatapları hakkında vergi incelemesine dair tahkikat olup olmadığının tespit edilmediğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verildiği anlaşılmakla; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 27/10/2023 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporu ile mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu, Mahkemesince her ne kadar yukarıda bahsi geçen sebeplerden iddianame iade edilmiş ise de, iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı ve anılan eksikliklerin yargılama aşamasında giderilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2024 tarihli ve 2024/188 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...1-Şüphelinin hedef gösterdiği ..., ... ve ... isimli kişilerin Norerler Birliği kanalı ile vekalet alıp almadığı araştırılarak buradan kimlik bilgilerinin tespiti akabinde beyanlarının ve yazı imza örneklerinin alınmadığı, kaldı ki ... isimli kişinin şüphelice teşhis edilip kimlik bilgilerinin dosyada bulunduğu, bu beyan karşısında CMK 160 maddesine muhalefet edilerek şüpheli ifadesinin sözde kaldığı, 2- Şüphelinin yazı ve imza örneklerinin alınarak suça konu faturalar ile şirketi temsilini gösterir tarh dosyasındaki evraklar üzerinde incelemesinin yaptırılmadığı, 3- ..., ... ve ... isimli kişilerin beyanları ile yazı imza örnekleri alınarak suça konu faturalar ile şirketi temsilini gösterir tarh dosyasındaki evraklar üzerinde incelemesinin yaptırılmadığı, 4- Tarh dosyasının fiili temsilin tespiti maksatlı celp edilmesi gerekirken sürecin noksan bırakıldığı, 5- Fatura muhatabı şirketlerin yetkililerinin tespit edilerek dinlenmediği, 6- Fatura muhatapları hakkında vergi incelemesine dair tahkikat olup olmadığının tespit edilmediği, 7- Faturaların gerçek olup olmadığının tespit maksatlı karşıt inceleme raporu alınmadığı, 8- Ticari defterler incelenmediği gibi faturaların gerçek yada sahte olduğuna dair savcılık makamınca araştırma yapılmadığı, 9 Fiili temsilin tespiti maksatlı şirket muhasebecisi, iş yeri maliki ya da çalışanların dinlenmediği, 10- Bizatihi suçun konusunu oluşturan faturaların dosyada bulunmadığı, 11- 7394 sayılı kanun'un 4. Maddesinde belirtilen "tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının" tespit edilmediği, bu tutarların usulünce belirtilerek şüphelilere ihtar edilmediği, (yapılan ihtarda tutar belli değil), hal böyle olunca etkin pişmanlık kurumunda aranan ödeme miktarı ve yeri şüpheliye usulünce bildirilmeyerek etkin pişmanlık düzenlemesine aykırı hareket edildiği gibi bir çok araştırma yapılmamış olup suçun sübutuna etki edecek bir çok delilin toplanmadığı..." gerekçesiyle, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.02.2024 tarihli ve 2023/296490 Soruşturma, 2024/16637 Esas sayılı iddianamesinin, 5271 sayılı Kanun'un 174/1-b maddesi uyarınca iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün .... vergi kimlik numaralı mükellefi .... Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan şüpheli hakkında, "2022 takvim yılında sahte fatura düzenleme" ile "defter, kayıt ve belgeleri gizleme" suçlarını işlediğinden bahisle Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı .... Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığının, 27.10.2023 tarihli ve 2023-(2014-1-290)/21 sayılı Vergi Suçu Raporunun düzenlendiği, dosya içerisinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaanın, 07.09.2022 tarihli ve E-12178747-000-A-5341-79907 sayılı isteme yazısı ile bir kısım e-arşiv fatura asıllarının bulunduğu, ilgili vergi tekniği raporunda düzenlenen sahte faturalar yönünden ayrıntılı açıklamalara yer verildiği, Türkiye Noterler Birliğinin 26.01.2023 tarihli ve ...-.. sayılı cevabi yazısında şüpheli tarafından verilen herhangi bir vekaletname bulunmadığının bildirildiği, şüphelinin ... İl Emniyet Müdürlüğünde alınan 08.01.2024 tarihli ifadesinde, 2022 yılında paraya ihtiyaç duyduğu bir dönem iş arkadaşı .... aracılığıyla iletişim kurduğu .. ve ....isimli kişilerin yönlendirmesi sonucu üzerine şirket kurulmasını kabul ettiğini, kuruluş işlemlerinden sonra 1.000,00 TL para aldığını, düzenlenen faturalardan haberdar olmadığını, şirkete ait defter ve belgelerin kendisinde bulunmadığını beyan etmesi karşısında; ... Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2024 tarihli ve 2024/188 İddianame değerlendirme sayılı kararında belirtilen nedenlerin, 5271 sayılı Kanun‘un 174/1-b. maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı, toplanan deliller ışığında şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu ve belirtilen diğer delillerin toplanması ile şüphelinin şeriki olabileceği değerlendirilen adı geçen kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulması hususunda gereğinin Mahkemece yargılama sırasında da takdir edilebileceği anlaşılmakla, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2024 tarihli ve 2024/392 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.06.2025 tarihinde karar verildi.