Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/6371 E. 2025/7054 K. – Sahte Fatura

Konu: Sahte Fatura Düzenleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2024/6371
Karar No
2025/7054
Karar Tarihi
Konu
Sahte Fatura Düzenleme

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/468 Değişik iş SUÇ : Sahte fatura düzenleme İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 23.02.2024 tarihli ve 2023/185923 Soruşturma, 2024/15987 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2024 tarihli ve 2024/125 iddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair merci İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2024 tarihli ve 2024/468 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 29.03.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 19.10.2024 tarihli ve 2024/18328 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/111367 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/111367 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Adı geçen şüpheli hakkında tanzim edilen iddianamenin, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/03/2024 tarihli kararında yer alan "...1-213 sayılı VUK'nun 367. maddesi kapsamında rapor değerlendirme komisyonu mütalaası incelendiğinde sanık hakkında iddianame düzenlenen 359/a-2 maddesindeki Defter ve Belgelerini İbraz Etmeme suçun Rapor Değerlendirme Komisyonu Mütalaasında yer almadığı, 2-Sanığın üzerine atılı Sahte Belge Düzenleme Suçu bakımından düzenlemiş olduğu faturaları kullanan şirket yetkililerinin suç tarihi itibariyle kim olduklarının araştırılması ve dinlenilmeleri, 3-Karşıt inceleme tutanaklarında ismi geçen şahısların atılı suçlar yönünden tanık olarak dinlenilmesi, 4-Sanığın düzenlemiş olduğu faturaları kullanan şirket yetkilileri hakkında 213 sayılı VUK'nuna muhalefet suçundan inceleme yapılıp yapılmadığının sorulmasına, inceleme yapılmış ise Vergi İnceleme Raporlarının istenilerek soruşturma dosyasına eklenilmesi, 5-Sanığın düzenlemiş olduğu faturaları kullanan şirket yetkilileri hakkında 213 sayılı VUK'nuna muhalefet suçundan dava açılıp açılmadığının araştırılması, açılmış olması halinde bu dosyaların soruşturma dosyasına eklenilmesinden sonra, sanığın hukuki durumu değerlendirilerek gerek görülürse hakkında iddianame düzenlenmesi..." şeklinde gerekçe ile iadesine karar verildiği anlaşılmış ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında yer alan , "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklindeki, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmında yer alan ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; Şüpheli hakkında sahte belge düzenlemek ve defter ve belgeleri ibraz etmemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasına ilişkin soruşturma dosyasında, İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 26/04/2023 tarihli vergi tekniği raporunun, 05/05/2023 tarihli vergi suçu raporunun ve 05/07/2023 tarihli mütalaa formunun bulunması karşısında, olaya ilişkin yeterli anlatımın yapıldığı, eksik olduğu düşünülen hususların yargılamanın her aşamasında mahkemesince giderilebileceği, iade kararında sayılan gerekçelerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde düzenlenen iddianamenin iadesi nedenleri arasında bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174 üncü maddesinin birinci fıkrası; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2024 tarihli ve 2024/125 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile kanun yararına bozma isteminde belirtilen gerekçeler doğrultusunda iddianamenin iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 26.04.2023 tarihli ve 2023-2012-1-52/6 sayılı vergi tekniği raporunda, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... Danışmanlık İnşaat Makina Tic. Ltd.Şti.'nin yetkilisi olan şüphelinin "2018 ve 2019 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme" suçunu işlediği belirtilerek, alınan komisyon mütalaası sonrası suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüpheli hakkında hem sahte fatura düzenleme hem de defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından iddianame tanzim olunduğu, şüphelinin ifadesi, vergi tekniği raporu ve ekleri ile tüm dosya kapsamının incelenmesinde, şüpheli hakkında sahte fatura düzenleme suçundan kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, bu suça yönelik iddianamenin iadesi kararında belirtilen iade gerekçelerinin yerinde olmadığı, bununla birlikte; 05.07.2023 tarihli ve RDK-9/2023-907 sayılı komisyon mütalaasının yalnızca 2018 ve 2019 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçuna ilişkin olduğu, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden düzenlenen vergi suçu raporu ya da verilen bir mütalaanın bulunmadığı anlaşılmakla; İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2024 tarihli ve 2024/125 iddianame değerlendirme sayılı kararında yer alan; "213 sayılı VUK'nun 367. maddesi kapsamında rapor değerlendirme komisyonu mütalaası incelendiğinde, sanık hakkında iddianame düzenlenen 359/a-2 maddesindeki defter ve belgeleri ibraz etmeme suçunun rapor değerlendirme komisyonu mütalaasında yer almadığı" şeklindeki iade gerekçesi yerinde olup kanun yararına bozma isteminin belirtilen gerekçe ile reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/6371, K. 2025/7054, T. 12.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2024-6371-e-2025-7054-k-69d203e5333f