Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/5604 E. 2025/12422 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2024/5604
Karar No
2025/12422
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/88 E., 2023/489 K. SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Düşme, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Düşme Hükmü ile Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan, Sanık ... Hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Sanık ...'un, sadece iddianamede 12. Eylem olarak anlatılan eyleme iştirak ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığa zincirleme suç hükümleri uygulamayan, ayrıca sanık ... hakkında nitelikli dolandırıclık suçundan, sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurarken ise suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın suç kastının yoğunluğu gözetilerek alt sınırdan bir miktar uzaklaşarak hüküm kuran Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamış, teliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Sanık ...'e yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçu yönünden; bu suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 22.02.2011 olan suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; sanık ...'a yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçu ile sanık ...'a yüklenen "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçu yönünden ise, yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmalarda ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanıklar ... ve ... tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı anlaşılmakla, katılanlar vekilleri ile sanıklar ... müdafii ve ...'ın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden düşme ve mahkûmiyete ilişkin hükümlerin tebliğnameye kısmen uygun, kısmen aykırı olarak oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın, sanık ... aracılığı ile ... Tekstil isimli hayali firma adına üç farklı tarihte toplam 137.095,34 TL bedelli mal çıkışı yaptıkları halde hiç ödeme yapmadıkları iddia edilen olayda, eylemin ifası sırasında herhangi bir çek kullanılmaması nedeniyle sanığın üzerine atılı eylemin 5237 sayılı TCK'nın 157/1. maddesinde düzenlenen "dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu, bu suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 07.05.2015 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup sanık ve katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

C. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

Sanığın, iddianamede 9. eylem olarak anlatılan katılan ...'un yetkilisi olduğu ... Ltd. Şti. nin bilgileri kullanarak 96.491,29 TL'lik mal satın aldığı ve herhangi bir ödeme yapmadığı, ayrıca iddianamede 5. eylem olarak anlatılan ve 4 adet sahte çek karşılığında 147.434 TL mal satın alınan olayda sanık ...'un azmettirmesi ile katılan ...'ya bir atölyeyi ... Tekstil olarak teyit edip, iş yeri sahibinin hastanede olduğunu belirterek katılanı yanılttığı, bu haliyle bir suç işleme kararı kapsamında farklı zamanlarda birden fazla kez suç işleyen sanık hakkında TCK'nın 43/1. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

Yasaya aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/5604, K. 2025/12422, T. 01.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2024-5604-e-2025-12422-k-693a58ae938b