Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/1760 E. 2024/14396 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1760
- Karar No
- 2024/14396
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/620 E., 2022/1389 K. Kahramanmaraş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2022 tarihli ve 2022/620 Esas, 2022/1389 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.01.2024 tarihli ve 2023/23575 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2024 tarihli ve KYB-2024/7311 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2024 tarihli ve KYB-2024/7311 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olacağı, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın mahkeme huzurundaki savunmasının alındığı 24/11/2009 tarihinden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 30/11/2022 tarihine kadar geçen süreden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 11/01/2012 tarihi ile denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 03/06/2014 tarihi arasında geçen durma süresi mahsup edildiğinde, geriye kalan 10 yıl 7 ay 14 günlük süre boyunca zamanaşımı süresi işlemek suretiyle 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde; "şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi halinde dava zamanaşımı kesilir. " hükmü yer almaktadır. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık ...'un sorgusu 24.11.2009 tarihinde yapılsa da atılı suçu iştirak halinde işledikleri iddia olunan inceleme dışı sanık Hüseyin Kurt'un sorgusunun 02.12.2009 tarihinde yapıldığı, bu tarihte incelemeye konu sanık ... hakkında da dava zamanaşımının kesildiği gözetilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca Kahramanmaraş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2011 tarihli ve 2009/514 Esas, 2011/536 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının kesinleştiği 11.01.2012 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen kasıtlı suçun suç tarihi olan 03.06.2014 tarihi arasında zamanaşımının durduğu ve durma süresi de dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan inceleme dışı sanık Hüseyin Kurt'un 02.12.2009 tarihli sorgusundan, sanık ... hakkında mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu 30.11.2022 tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. 5. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükümleri kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebindeki düşünce bu nedenle yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kahramanmaraş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2022 tarihli ve 2022/620 Esas, 2022/1389 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde karar verildi.