Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/7152 E. 2024/11107 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2023/7152
Karar No
2024/11107
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Yüksekova Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.03.2023 tarihli ve 2023/27 Değişik İş sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 01.11.2023 tarihli ve 2023/8496 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.12.2023 tarihli ve KYB-2023/122671 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.12.2023 tarihli ve KYB-2023/122671 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Resmî belgede sahtecilik suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204/1, 43/1 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/6. maddesi gereğince ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Yüksekova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/05/2018 tarihli ve 2018/141 esas, 2018/247 sayılı kararının kararının Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 02/12/2021 tarihli ve 2021/1494 esas, 2021/2399 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, hükümlünün, hakkında uygulanan ikinci kez tekerrür hükümlerinin kaldırılmasına ilişkin talebinin reddine ilişkin Yüksekova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/12/2022 tarihli ve 2018/141 esas, 2018/247 sayılı kararına karşı yapılan itirazın, birinci kez tekerrüre esas alınan suçun 5237 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce işlenmesi sebebiyle kabulüne ilişkin Yüksekova Ağır Ceza Mahkemesinin 14/03/2023 tarihli ve 2023/27 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.", 3. fıkrasında "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler derhal uygulanır." şeklindeki düzenleme ile, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 03/02/2017 tarihli ve 2016/12513 esas, 2017/626 karar sayılı ilâmında yer alan "..5237 sayılı TCK'nın yürürlüğe girdiği 01.06.2005 tarihinden önce 22.09.2004 tarihinde işlenen suç nedeniyle, sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın lehe olması nedeniyle uygulandığı durumda; bu Kanun'un 58. maddesinde bir infaz rejimi olarak düzenlenen, suç tarihinde yürürlükte olmayan ve sanık aleyhine sonuç doğuran tekerrür hükümleri uygulanamaz.." şeklinde belirtildiği üzere, Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun tekerrürü düzenleyen 58. maddesinin 6. fıkrasında, tekerrür halinde hükmolunacak cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği, ayrıca cezanın infazından sonra da denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının hükme bağlandığı, tekerrürün 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda cezanın artırım nedeni olarak öngörülmüş iken, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda koşullu salıverilme süresini de etkileyecek şekilde bir infaz rejimi kurumu olarak düzenlendiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08/04/2008 tarihli ve 2008/1-57 esas, 2008/74 sayılı kararında da belirtildiği üzere 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca kişinin mükerrir sayılması için ilk hükmün kesinleşmesinden sonra ikinci suçun 01/06/2005 tarihinden sonra işlenmesi yeterli olup, ilk suçun 01/06/2005 tarihinden önce veya sonra işlenmesinin herhangi bir önemi bulunmadığı, Somut olayda; Yüksekova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/05/2018 tarihli kararında, sanığın 04/03/2009 tarihinde işlediği resmî belgede sahtecilik suçu sebebiyle Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesinin 20/07/2010 tarihli ve 2009/446 esas, 2010/464 sayılı kararı ile verilen mahkumiyet hükmünü ikinci kez tekerrüre esas aldığı, bu ilamda da hükümlünün 16/05/1999 tarihinde işlediği uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin Van 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/07/2005 tarihli ve 1999/133 esas, 2005/27 sayılı kararı ile verilen mahkumiyet hükmünü de birinci kez tekerrüre esas alındığının anlaşılması karşısında, mahkemesince hükümlünün talebinin reddine karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Kabule göre de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/2. maddesinde yer alan, "İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir." şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda, işin esası yönünden toplanacak veya araştırma yapılacak başkaca bir hususun kalmadığı da nazara alınarak, itirazın kabulünden sonra itirazın konusu hakkında da bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İncelenen dosya içeriğine göre; hükümlü hakkında, Yüksekova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2018 tarihli ve 2018/141 Esas, 2018/247 Karar sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1,43, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, mahkûmiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 02.12.2021 tarihli ve 2021/1494 Esas, 2021/2399 Karar sayılı ilâmı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi suretiyle hükmün kesinleşmesini müteakip, hükümlü müdafiinin 26.12.2022 havale tarihli dilekçesi ile hükümlü hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle hüküm fıkrasının ilgili bölümünün düzeltilmesini talep ettiği, Yüksekova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli ve 2018/141 Esas, 2018/247 Karar sayılı ek kararı ile talebin reddine karar verildiği, bahse konu ek karara yönelik itirazda bulunulduğu ve Yüksekova Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2023 tarihli ve 2023/27 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın kabulüne, dava dosyasının gereği için Mahkemesine iadesine karar verilmiş ise de; Bölge Adliye Mahkemesinin denetiminden geçerek kesinleşmiş bulunan bir kararda, hükmün infazı sırasında tereddüt yaratacak bir durum ya da sonradan yürürlüğe giren bir kanun olmadıkça dosyanın yeniden ele alınarak hükümde değişiklik yaratacak mahiyette karar verilemeyeceği, işin esasına girilerek, hükümlü hakkında ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin yapılan belirleme ve bu kapsamda mercii tarafından verilen itirazın kabulü kararının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarında herhangi bir hukuka aykırılık bulunduğunun düşünülmesi durumunda, 5271 sayılı CMK'nın 308/A maddesi kapsamında, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık lehine itiraz yoluna başvurulabileceği, hukuki değerden yoksun bulunan merci kararının, kesinleşerek hukuk dünyasında sonuç doğurması söz konusu olmayıp, koşulları gerçekleşmediğinden kanun yararına bozma incelemesi sonucu Yargıtay tarafından bozulmasının da mümkün olmadığı ve hükmün hukuki değerden yoksun olduğunun tespitiyle yetinilerek kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce belirtilen gerekçe ile yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/7152, K. 2024/11107, T. 07.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2023-7152-e-2024-11107-k-229c94690bb1