Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/5075 E. 2024/7689 K. – Mühür Bozma

Konu: Mühür Bozma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5075
Karar No
2024/7689
Karar Tarihi
Konu
Mühür Bozma

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1025 E., 2023/429 K. SUÇ : Mühür bozma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2015 tarihli ve 2014/898 Esas, 2015/340 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Anılan kararın sanık müdafisi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 26.10.2022 tarihli ve 2019/7640 Esas, 2022/17868 Karar sayılı kararıyla özetle yargılama konusu suçun seri muhakeme usûlüne tabi olması nedeniyle söz konusu usûlün uygulanması neticesinde sanığın hukukî durumunun tespit ve tayininde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2023 tarihli ve 2022/1025 Esas, 2023/429 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafii temyizinde; atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığına, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın ... Karabağlar/İZMİR adresinde bulunan iş yerinde gerekli olan işyeri açma ve çalışma ruhsatını almadan faaliyet gösterdiği, Belediye Encümeninin kapatma kararına istinaden söz konusu iş yerinin kapatılarak mühürlendiği, olay tarihinde sanığın hakkında mühürleme işlemi yapılan iş yerinde faaliyetine devam ettiği, bu şekilde üzerine atılı mühür bozma suçunu işlediği sebebiyle açılan kamu davasında, sanık savunması, mühürleme ve mühür bozma tutanakları ile tüm dosya kapsamından, sanığın mühür bozma suçunu işlediğinin sabit olduğu, seri muhakeme soruşturma bürosunun cevabi yazısı gereğince sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanmadığının da anlaşıldığı gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Mühür bozma suçunun oluşabilmesi için öncesinde usulüne uygun olarak yapılmış bir mühürleme işleminin zorunlu olduğu, mühür bozma suçlarında aynı yere ilişkin olarak her iddianameye kadar olan eylemlerin zincirleme biçimde işlenmiş tek bir mühür bozma suçunu, iddianameden sonraki eylemlerin ise hukuki kesinti nedeniyle ayrı suçu oluşturacağı, sanığın eylemlerinin zincirleme suç kapsamında kaldığı kabul edildiğinde, 5237 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım oranı belirlenerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulduktan sonra, sonuç cezanın kesinleşen hükümlerle belirlenen toplam cezadan daha fazla olması halinde, önceden verilen cezaların mahsup edilmesi, aksi durumda sanığa ek ceza verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinin gerektiği, bu kapsamda incelenen dosya içeriğine göre; İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2012 tarihli ve 2012/137 Esas, 2012/681 Karar sayılı dosyası kapsamında, sanık tarafından işletilen düğün salonunun ruhsatı olmaması nedeniyle mühürleme işleminin yapıldığı, sanığın 28.11.2011 ile 20.02.2012 tarihlerinde mührü bozduğu anlaşılmış olup, 15.05.2012 tarihinde kesinleşen karara konu eylemde mühür bozma suçundan dolayı 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, temyiz incelemesine konu dosyada ise; 22.09.2011 tarihinde yapılan mühürleme işlemine rağmen 05.10.2011, 28.11.2011, 20.02.2012, 20.05.2013, 25.06.2014, 25.09.2014 tarihlerinde mührün bozulduğunun anlaşıldığı, 09.12.2014 tarihli iddianame öncesi gerçekleşen ve sübut bulan 28.11.2011 ile 20.02.2012 tarihli mühür bozma suçundan dolayı zincirleme suç hükümleri uygulanarak mahkûmiyet hükmü kurulduktan sonra, önceden verilen cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2023 tarihli ve 2022/1025 Esas, 2023/429 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/5075, K. 2024/7689, T. 05.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2023-5075-e-2024-7689-k-23a060e67943