Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/134 E. 2026/5432 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2023/134
Karar No
2026/5432
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/106 E., 2021/1439 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek esastan ret

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edelerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece İskenderun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2018 tarihli ve 2017/614 (E) ve 2018/648 (K) sayılı kararı ile sanık hakkında, dolandırıcılık suçundan beraatine karar verilmiştir. B. İstinaf Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2019/106 Esas, 2021/1439 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin ve Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157/1,43/1,62/1,52/2-4 ,53 maddeleri gereğince 2 yıl 2 ay 20 gün hapis ve 6.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafii temyiz isteği; suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığını, alt sınırdan fazla uzaklaşıldığını , eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğunu sanık hakkında verilen mahkumiyet kararın bozulması talebine ilişkindir. Katılanlar vekili temyiz isteği; sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılması gerektiği ve vekalet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle kararın bozulması talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 168. maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “Katılanlar ... ,... kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080,00 TL maktu avukatlık ücretinin sanıktan alınarak katılanlar ... ,...'a verilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İskenderun 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/134, K. 2026/5432, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2023-134-e-2026-5432-k-fe5d6eb117db