Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/1262 E. 2024/12597 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1262
- Karar No
- 2024/12597
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Mala Zarar Verme Suçu Yönünden Her ne kadar sanık hakkında hüküm kurulurken temel cezanın tayini sırasında 5237 sayılı TCK'nın 151/1, 152/2-a, 170/1-a ve 44 maddeleri uygulama maddesi olarak gösterilmiş ise de temel cezanın, suçun suçun işleniş biçimi, suçta kullanılan araç, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kastının ağırlığı, amaç ve saiki gerekçe gösterilerek teşdiden 1 yıl hapis cezası olarak belirlendiğinin gerekçede ve hüküm fıkrasında ifade edilmesi ve takip eden paragrafta aynı Kanun'un 152/2-a maddesi uyarınca (1) kat artırım uygulanmak suretiyle cezanın 2 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi karşısında temel cezanın tayini sırasında uygulama maddelerinin hatalı gösterilmesi sonuca etkili görülmediğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II. Resmi belgede sahtecilik, Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması, 6136 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçları Yönünden Sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçu için 5237 sayılı TCK'nın 204/1 maddesi, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu için aynı Kanun'un 170/1-c maddesi ve 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçu için 6136 sayılı Kanun'un 13/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst sınırlarına göre 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü, 5237 sayılı TCK’nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı sürelerini kesen son işlemin, 21.10.2014 tarihli inceleme konusu mahkûmiyet hükümleri olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle hükümlerin, 1412 sayılı CMUK’un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle AYRI AYRI DÜŞMESİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.