Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/1102 E. 2023/10285 K. – Resmi Belgenin

Konu: Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1102
Karar No
2023/10285
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2020/2488 Değişik iş SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Kemer Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2020 tarihli ve 2020/790 Soruşturma, 2020/797 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ilişkin mercii ... 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.09.2020 tarihli ve 2020/2488 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 18.09.2020 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.02.2023 tarihli ve 2022/12721 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/24012 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/24012 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 04/10/2021 tarihli ve 2021/14276 esas, 2021/7721 karar sayılı ilamında yer alan "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 173/1. maddesi gereğince, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara karşı yalnızca “suçtan zarar görenin“ itiraz hakkı bulunduğu, incelenen tüm dosya kapsamına göre; ihbar eden kurum ...Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan“ suçundan doğrudan zarar görmediği,.." şeklinde açıklama karşısında, ihbar eden kurum ... Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan“ suçundan doğrudan zarar görmediği ve vaki itirazın sıfat yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın reddi yerine, işin esasına girilerek yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16 ncı maddesinin birinci fıkrasında; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir." denilmektedir. 5. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslara İlişkin Tebliği'nin 4 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının; "(1) Yapı Kayıt Belgesi 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için verilir. Yapı Kayıt Belgesi için müracaatın 31/10/2018 tarihine kadar yapılması ve Yapı Kayıt Belgesi bedelinin 31/12/2018 tarihine kadar ödenmesi gerekir. Başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. (2) Yapı Kayıt Belgesi için yapı maliklerinden herhangi birisi veya vekili tarafından, e-Devlet üzerinden Yapı Kayıt Sistemindeki Yapı Kayıt Belgesi formunun doldurulması suretiyle müracaatta bulunulabileceği gibi kurum ve kuruluşlara başvurulmak suretiyle de müracaatta bulunulabilir. (3) Müracaatın e-Devlet üzerinden yapılması durumunda, Yapı Kayıt Belgesi formunun eksiksiz olarak doldurulmasından ve Yapı Kayıt Belgesi bedelinin yatırılmasından sonra, Yapı Kayıt Sistemi tarafından oluşturulan Yapı Kayıt Belgesi talepte bulunan yapı sahibince e-Devlet üzerinden alınır." şeklinde ve aynı Tebliğ'in 10 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının; "(1) Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin iş ve işlemler Bakanlık tarafından denetlenebilir. (2) (Değişik:RG-20/9/2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmesi safhasında e-Devlet sistemi üzerinden veya kurum ve kuruluşlara yapılan müracaatta yalan beyanda bulunulması durumunda; a) Yapı Kayıt Belgesi bedeli eksik olarak ödenmiş ise müracaat sahibince e-Devlet üzerinden gerekli düzeltme işlemi yapılması ve eksik olan meblağın ödenmesi sağlanarak, duruma uygun yeni Yapı Kayıt Belgesi düzenlenir. Eksik olan meblağın ilgilisince ödenmemesi halinde verilmiş olan Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, daha önce yatırılmış olan bedel iade edilmez ve yalan beyanda bulunan hakkında 5237 sayılı Kanunun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." Şeklinde düzenlemeler içerdiği belirlenmiştir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüpheli hakkında ticari kullanım amaçlı yapının tamamı için 16.01.2019 tarihli 4830564 başvuru numaralı, STN999GP belge numaralı Yapı Kayıt Belgesinin alındığı, belgenin kanunun öngördüğü şekilde tamamen beyana dayalı olarak vücuda getirildiği, sonrasında gerek yerinde gerekse uydu üzerinden yapılan denetimlerde beyan edilen yapının aslında fiilen bulunmadığının anlaşıldığından bahisle suç duyurusunda bulunulması üzerine, Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından herhangi bir soruşturma işlemi yapılmaksızın, "...şüphelinin yapmış olduğu başvurunun bir denetime muhtaç olduğu, beyanlarının mutlak doğru olarak kabul edilemeyeceği, beyanlarına itibar edilemeyeceğinin tespiti halinde ilgili suçun oluşmayacağı, şüpheli yönünden yalnızca ilgili belgenin iptali sonucunu doğuracağı, suçtan zarar görenin suç duyurusu ve ekleri incelendiğinde ilgili internet adreslerinden ve uydu görüntülerinden yapılan kontrollerde yapı bulunup bulunmadığının basit bir araştırma ile tespit edilebildiğinin de anlaşıldığı, ayrıca şüphelinin başvuruyu e-devlet üzerinden yaparak yapı kayıt belgesi aldığı göz önünde bulundurulduğunda kendisi ile belgenin düzenlenmesi esnasında muhatap olan bir kamu görevlisinin de bulunmadığından..." bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş; bu karara itiraz edilmesi üzerine merci ... 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.09.2020 tarihli ve 2020/2488 Değişik İş sayılı kararı ile "...yasa koyucunun iradesi, belgenin beyana dayalı olarak düzenlenmesinin yeterli görülmüş olması ayrıca doğruluğunun denetiminin öngörülmemiş olması; aykırılıkların tespiti halinde belgenin iptaline karar verilmesinin ise yaptırım olarak öngörülmüş olması, belgenin oluşturulma anı ve iptale kadar geçen süre zarfında hukuken varlığının devam ediyor olması da dikkate alındığında, şüphelinin beyanı ile anılan belgenin oluşturulduğu..." gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de; şüphelinin üzerine atılı suçun mağdurunun kamu olduğu, beyanda bulunulan kurumun atılı suç nedeni ile doğrudan zarar görmediği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın, "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" konulu tebliğinin 10 uncu maddesinde, ilgili kuruma yalan beyanda bulunan kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulması görevi verilmesinin ilgili kurumun suçtan zarar gördüğü anlamına gelmeyeceğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 173 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca suçtan zarar gören sıfatı bulunmayan ... Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün şüpheli hakkındaki kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazının sıfat yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi yerine, kabulüne karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.09.2020 tarihli ve 2020/2488 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/1102, K. 2023/10285, T. 18.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2023-1102-e-2023-10285-k-a0f804ce8e95