Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/958 E. 2025/570 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/958
- Karar No
- 2025/570
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2199 E. 2019/496 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Suç tarihinin sanığın hesabına paranın gönderilme tarihi olan "17.02.2016" olduğu belirlenerek yapılan incelemede; I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.06.2018 tarih ve 2017/33 Esas 2018/204 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 223/2-e maddesine göre beraat kararı verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 09.12.2020 tarih ve 2018/2199 Esas, 2019/496 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanığın, dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanunu'un 157/1, 35/2, 62, 51, 52 ve 53 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesi ve 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Manevi unsur yokluğu nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Katılanın, telefonda kendisini polis olarak tanıtan kişi tarafından aldatılarak sanığın hesabına parayı yatırdıktan sonra dolandırıldığını farkedip bloke koydurması sonucu sanığın parayı çekemediği iddia ve kabul edilen olayda, katılanın parayı sanığın hesabına yatırması ile dolandırıcılık suçunun tamamlandığı anlaşıldığından, sanığın parayı çekemediğinden bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca teşebbüs hükümlerinin uygulanması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, istinaf başvurusunun kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2025 tarihinde karar verildi.