Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/14076 E. 2025/18084 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14076
- Karar No
- 2025/18084
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2676 E. - 2020/1341 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/160 E. - 2018/241 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9 göndermesiyle 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunu süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. 5235 sayılı Kanun'nun 33 üncü maddesi gereğince Adli Yargı İlk Derece Mahkemelerince verilen ve kesin olmayan hüküm ve kararlara karşı yapılacak başvuruları inceleyip karara bağlamakla görevli olan Bölge Adliye Mahkemelerinin, Adli Yargı İlk Derece Mahkemelerine ve Sulh Ceza Hakimliklerine nazaran yüksek görevli mahkeme olduğunda tereddüt bulunmamasına, 5320 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin 5271 sayılı Kanun'un 23/2 nci maddesinin uygulanma alanı ile ilgili olmasına, bir karar veya hükme katılan hakimin, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamayacağına ilişkin aynı Kanunun 23/1 maddesi sarahatine ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.02.2014 tarih 1-538, 29 sayılı kararlarına nazaran; sanık hakkında kovuşturma aşamasında Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.07.2017 tarih ve 2017/337 D.İş sayılı kararı ve aynı Mahkemenin 04.07.2017 tarih ve 2017/277 D.İş kararları ile, mahkeme başkanı sıfatıyla tutukluluğun devamı kararına yönelik itirazın reddi kararına katılan ... sicil numaralı hâkim ...'nın, mahkemenin Kanuna uygun şekilde teşekkül ettirilmemesi sonucunu doğuracak biçimde Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinde yapılan istinaf incelemesine üye hakim sıfatıyla katılmak suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 23 üncü maddesinin birinci fıkrasına muhalefet edilmesi, 2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 esas 2015/1292 karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi ve faydalılığı gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın, temyiz aşamasında sunmuş olduğu ayrıntılı beyanlarını içeren 30.07.2024 tarihli dilekçesi ile etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirip bu yönde bilgi vermesi karşısında, öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek, hükümden sonra dosyaya gelen deliller kapsamında; -UYAP sistemi üzerinden 18.02.2021 tarihinde gelen- ... . nin beyanı ve teşhisi ile -UYAP sistemi üzerinden 14.02.2024 tarihinde gelen- ... .'nin beyanları ve teşhisi de sanığa okunarak sanığın ayrıntılı bir şekilde savunmalarının alınması, ayrıca maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayin edilmesi bakımından, ... .'nin ve ... .'nin mahkeme huzurunda yahut SEGBİS yoluyla sanığa soru sorma hakkı da tanınmak suretiyle beyanları alınması, bu itibarla sanığın vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı ve eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği Mahkemece değerlendirilerek, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması, 3. Kabule ve uygulamaya göre de, Karar başlıklarında suç tarihinin, sanığın yakalanması suretiyle temadinin kesildiği tarih olan "07/11/2016" yerine "08/11/2016" şeklinde yazılması, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerle hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.