Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/9569 E. 2024/6157 K. – Mühür Bozma
Konu: Mühür Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9569
- Karar No
- 2024/6157
- Karar Tarihi
- Konu
- Mühür Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/61 E., 2016/360 K. ŞİKAYETÇİ : Maltepe Belediye Başkanlığı SUÇ : Mühür bozma HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli sanık ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” hükmü karşısında; katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve kovuşturma evresinde usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmediği için davaya katılma talebinde bulunamayan suçtan zarar gören Maltepe Belediye Başkanlığı yokluğunda verilen hükmü, vekili aracılığıyla temyiz ettiği ve katılma iradesinin gösterdiği anlaşıldığından, şikayetçi kurumun 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca katılan, vekilinin de katılan vekili olarak davaya kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2016/61 Esas, 2016/360 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında mühür bozma suçundan mahkumiyet, sanık ... hakkında beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık ...'in mahkum olması gerektiğine, sanık ...'in temyiz isteği, sadece işçi olarak çalıştığını, atılı suçun oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 28.06.2018 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1. 5237 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, "Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır." Şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin altıncı cümlesi uyarınca mühür bozma suçu, seri muhakeme usulünün uygulanacağı suçlar arasında sayılmıştır.
3. Sanığa isnat edilen mühür bozma suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2016/61 Esas, 2016/360 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... ve katılan vekilinin temyiz istekleri, yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2024 tarihinde karar verildi.