Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/7547 E. 2024/5347 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7547
- Karar No
- 2024/5347
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/321 E., 2014/109 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, imha suretiyle tasfiye, nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
1.Malen sorumlunun usulüne uygun davetiye ile duruşmadan haberdar olduğu halde katılma talebinde bulunmadığı, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
2.Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, gıyabi kararın sanık ...'nın savunmasında bildirdiği adresinde 24.06.2014 tarihinde eşine tebliğ edildiği anlaşılmış ise de sanığın tebliğ tarihinde askerlik görevini yaptığı anlaşılmakla temyizinin süresinde olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ...'ün temyiz istemi, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehine olan kanun maddelerinin uygulanmadığına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanık ...'nın temyiz istemi, kaçak sigaraların kendisine ait olmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
3.Malen sorumlu vekilinin temyiz istemi, olay nedeniyle mağdur olduğuna, sattığı aracın bedelini alamadığına, malen sorumlunun olayla hiç bir ilgisinin olmadığına ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE A.Malen Sorumlu Vekilinin Temyizi Yönünden Malen sorumlunun usulüne uygun davetiye ile duruşmadan haberdar olduğu halde katılma talebinde bulunmadığı, bu itibarla kamu davasında katılan sıfatının ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanıkların Temyizi Yönünden Kolluk görevlilerince yapılan çalışmalarda, ...... plaka sayılı araçla kaçak sigara nakledileceği bilgisi üzerine, sürücülüğünü sanık ...'ün yaptığı yolcu olarak ise sanık ...'nın bulunduğu ......plaka sayılı araçta önleme araması kararına istinaden yapılan aramada arka koltuk ve bagaj bölümünde koli ve poşetlerde toplam 6078 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık ... savunmasında, sigaraların kendisine ait olduğunu, diğer sanık ...'e borcunun olduğunu, araçtaki malı satarak borcunu ödemeyi teklif ettiğini ancak sanık ...'nin araçta bulunan kaçak sigaralardan haberinin olmadığını beyan etmiştir.
Sanık ... savunmasında, aracı galeriden vadeli olarak satın aldığını, sanık ...'in kendisine araçta faturalı makaron olduğunu söylediğini, sigaralardan haberinin olmadığını ifade ettiği anlaşılmıştır.
Malen sorumlu vekili dilekçeleri ekinde aracın 14.02.2013 tarihinde sanıklardan ...'e satışına dair "oto satış sözleşmesi" ibraz etmiş, malen sorumlunun aracın satış bedelini alamadığını ve aracının iadesini talep ettiğini belirtmiştir.
Olay tutanağı, sanıkların savunması ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanıkların suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduklarının kabulü ile haklarında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında, bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Ancak; 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada; soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, ihtarat yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2. Suçta kullanılan ve haricen sanık ...'e ait olduğu anlaşılan nakil aracında ele geçirilen eşyanın, nakil vasıtasının yüküne göre miktar ve hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturup oluşturmadığı, araç ve eşyanın değeri itibarıyla aracın müsaderesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurup doğurmayacağı, hakkaniyete uygun olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
3. 24.11.2015 günlü 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4. Dava konusu kaçak sigaraların müsaderesi yerine imha suretiyle tasfiyesine hükmedilmesi,
5. Suçtan doğrudan zarar görmeyen ... lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR A. Malen Sorumlu Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle malen sorumlu vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıkların Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.