Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/9170 E. 2023/9946 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9170
Karar No
2023/9946
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/657 E., 2015/797 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul (Kapatılan) 62. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/657 Esas, 2015/797 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak, dosyada fiziki olarak yer alan 3. celse duruşma tutanağındaki kısa kararda, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesine karşın, UYAP kayıtlarında bulunan ancak dosyada yer almayan duruşma tutanağında ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında " tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı görüldüğünden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmek suretiyle kısa kararlar ve gerekçeli karar arasında çelişki yaratılması nedeniyle bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, hakkında yüksek ceza verildiğine ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Hakkında başka bir suçtan soruşturma bulunan sanığın kolluk görevlilerince yakalandığında yapılan üst aramasında, Üzeyir Tanrıverdi kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sahte sürücü belgesinin ele geçirildiği iddiasıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Sanık; sürücü belgesini kullandığını ancak belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunmadığını beyan etmiştir. 3. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 17.09.2015 tarihli uzmanlık raporunda; suça konu belgenin tamamen sahte olduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu, 15.12.2015 tarihli adli tıp uzmanı bilirkişiden alınan raporda; belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir. 4. Mahkemece, sanık savunması, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak atılı suç sabit kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Kısa kararın verildiği 29.12.2015 tarihli fiziki duruşma tutanağı ile UYAP sistemindeki aynı tarihli duruşma tutanağı ve gerekçeli kararın gerekçe ve hüküm kısmında tekerrür hükümlerinin uygulanması hususunda çelişkiye düşülmesi hukuka aykırı ise de, fiziki belge ile UYAP kayıtları arasında çelişki olması halinde güvenli elektronik imzalı UYAP kayıtlarının esas alınacağı anlaşılmakla, bu hususta bozma isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiş, tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Sahtecilik suçlarında belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığını değerlendirme görevinin hakime ait olduğu, Mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla, dosyada aslı bulunan suça konu sürücü belgesi aslı üzerinde heyet olarak yapılan incelemede; düzenlemedeki şekil şartlarına uygun olduğu, sahteliğin ilk bakışta anlaşılamadığı ve belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu değerlendirilmiştir. 3. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 4. Tüm dosya içeriğine göre, yüklenen suçun sübut bulduğu, yasal ve yeterli gerekçe ile erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının uygulanmadığı anlaşılmakla, Mahkemenin kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık görülmemiş ve sanığın bu hususlara yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir. 5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, temyize konu kararda eleştiri dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul (Kapatılan) 62. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/657 Esas, 2015/797 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/9170, K. 2023/9946, T. 12.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-9170-e-2023-9946-k-7db5f757a855