Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/8335 E. 2023/7663 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8335
- Karar No
- 2023/7663
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/429 E., 2016/895 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık, iftira HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi Bozma, kısmi onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/429 Esas, 2016/895 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca, ayrı ayrı 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, Sanık ... hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, atılı suçların oluşmadığına, lehe hususların uygulanmamasının yanlış olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'nin katılan ile araç alışverişi sonrasında bedel olarak verdiği senedin vade gününde ödenmemesi üzerine, katılana kızı diğer sanık ... tarafından tanık ... aracılığıyla 7.000,00 TL para ve 2.000,00 TL karşılığında senet vermesi, bu senedin de ödenmemesi üzerine katılanın icra takibine başlaması, sanık ...'un da senette imzası olmadığından bahisle şikayetçi olması kapsamında başlatılan soruşturma kapsamında sanıklar hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik, yine sanık ... hakkında iftira suçlarından kamu davası açılmıştır. 2. Sanık ...'nin, araç satımı sonrasında verdiği senedin bedelini ödediğini ve geri aldığını, daha sonra başka bir senet vermediği halde hakkında imzası olamayan senetle icra takibine başlandığını, kızının senet verip vermediğini bilmediğini beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediği, sanık ...'ın bilirkişi raporu öncesinde senetle hiçbir bağlantısının olmadığını beyan etmesine karşın, rapor sonrasında tanık İbrahim'in iş yerine gelerek annesi ile bir alışveriş olacağını söylemesi üzerine senet üzerinde bazı kısımları doldurduğunu, senet düzenleme kastı ile hareket etmediğini beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, katılan ve tarafların akrabası olan tanık ...'un oluşu doğruladıkları, tanığın Semra'nın senedi annesinin imzaladığını söyleyerek verdiğini beyan ettiği, alınan bilirkişi raporlarında imzanın sanıklara ait olmadığının, bir kısım yazıların ise sanık ...'ya ait olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. 3. Mahkeme tarafından sanıkların savunmaları, katılan ve tanık beyanı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların atılı suçları işlediği kabul ederek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir. IV. GEREKÇE A.Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B.Sanıklar Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde, borç hileli davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı nazara alındığında; tüm dosya kapsamına göre somut olayda suça konu senedin önceden doğan borç nedeniyle katılana verildiğinin anlaşılması karşısında dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanıkların beraatleri yerine mahkumiyetlerine hükmedilmesi nedeniyle kurulan hükümler hukuka aykırı bulunmuştur. C. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve İftira Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Suça konu senedin sanık ... tarafından katılana ulaştırılması için tanığa verilmesi, bilirkişi raporlarında bir kısım yazı ve rakamların sanık ...'ya ait olduğunun belirtilmesi ve sanık ... tarafından bu hususun kabul edilmesi, yine Hukuk Mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda imza, yazı ve rakamların sanık ...'ye ait olmadığının belirlenmesi, sanık ...'nin atılı suçlamayı kabul etmemesi ve tüm dosya kapsamına göre sanığın savunmasının aksine diğer sanık ...'nın eylemine katıldığına dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde resmi belgede sahtecilik suçundan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, yine sanığın kendi imzasını içeren senedin bilgisi dahilinde sanık ... tarafından katılana ulaştırılması için tanığa verildiği hususunda şüphe bulunması, böylece sanığın katılanın suç işlemediğini bildiğine dair kesin delillerin bulunmaması nedeniyle iftira suçunun unsurlarının da oluşmadığı gözetilmeden iftira suçundan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A.Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/429 Esas, 2016/895 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanıklar Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler İle Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve İftira Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/429 Esas, 2016/895 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi.