Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/28449 E. 2023/7661 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/28449
Karar No
2023/7661
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/59 E., 2015/165 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2015 tarihli ve 2015/59 Esas, 2015/165 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, nitelikli dolandırıcılık suçundan, aynı Kanun'un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının f bendi, 35 inci maddesi, 52 nci maddesi uyarınca, 3 yıl hapis ve 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz dilekçesi herhangi bir temyiz sebebi içermemektedir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın katılanın adına düzenlediği tamamen sahte nüfus cüzdanı ile bankaya başvurup katılana ait internet bankacılığı bilgilerini güncellemek istemesi, banka görevlisinin sistemdeki fotoğraf ile sanığın fotoğrafının farklı olduğunu tespit etmesi ve işlemlerin gerçekleştirilememesi biçimindeki eylemleri nedeniyle sanık hakkında kamu davası açılmıştır. 2. Sanığın oluşu doğruladığı, kovuşturma aşamasında bilgileri güncelleyerek iş başvurunda kullanacağını, menfaat temin etme amacının olmadığını beyan ettiği, katılanın sanığı tanımadığını, kimliğini kaybetmediğini, katılmak istediğini beyan ettiği, yine banka görevlisinin sanığın sahte kimlikle başvurup internet bankacılığı bilgilerini güncellemek istediğini, ancak sistemde farklı fotoğraf olduğundan işlem yapmadıklarını beyan ettiği, bilirkişi raporunda belgenin tamamen sahte olduğunun ve aldatma kabiliyetini haiz olduğunun bildirildiği, Mahkeme tarafından belge üzerinde gözlem yapıldığı anlaşılmıştır. 3. Mahkeme tarafından sanığın ikrarı, banka görevlisi ve katılanın beyanları, bilirkişi raporu, Mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçları işlediği kabul ederek temyize konu mahkûmiyet kararları verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden 1.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Dolandırıcılık Suçu Yönünden Sanığın katılanın adına düzenlediği tamamen sahte nüfus cüzdanı ile bankaya başvurup katılana ait internet bankacılığı bilgilerini güncellemek istemesi, banka görevlisinin sistemdeki fotoğraf ile sanığın fotoğrafının farklı olduğunu tespit etmesi ve işlemlerin gerçekleştirilememesi biçimindeki eyleminin hazırlık hareketi aşamasında kaldığı, suçun işlenmesine elverişli icra hareketleri olarak değerlendirilemeyeceği, sanığın bankadan kredi ve kredi kartı başvurusunda bulunulmadığı gibi, hesabın da kullanılmadığı, kredi başvurusunda bulunma ihtimali nedeniyle suçun oluştuğundan söz edilemeyeceği, böylece sanığa yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı gözetilmeden sanığın atılı suçtan beraati yerine delillerin takdirinde hataya düşülerek mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2015 tarihli ve 2015/59 Esas, 2015/165 Karar sayılı kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Dolandırıcılık Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2015 tarihli ve 2015/59 Esas, 2015/165 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/28449, K. 2023/7661, T. 26.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-28449-e-2023-7661-k-333f35a9a1b9