Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/6854 E. 2024/6650 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/6854
Karar No
2024/6650
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/58 E., 2016/234 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/58 Esas, 2016/234 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, aldatıcılık niteliğinin bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Sanık ...'nin Toroslar Tapu Müdürlüğü'nde memur olarak görev yaptığı, sanık ...'nın eşi olan diğer sanık ...'nin ise Mersin Toros Devlet Hastanesinde Radyoloji Teknikeri olarak çalıştığı, sanık ... tarafından eşi ...'nın adına Mersin Toros Devlet Hastanesi tarafından düzenlenmiş ve Opr. Dr. ...'in kaşe ve imzasını taşıyan 20.10.2014 tarihli ve 118 sıra nolu barkod ile yapılan muayenesinde 12.10.2014-14.10.2014 tarihleri ile yine aynı barkod numarasını taşıyan ve 22.10.2014-23.10.2014 tarihlerini kapsayan iki adet iş göremezlik belgesinin eşinin çalıştığı kuruma ibraz edildiği, kurum tarafından suça konu belgelerin sağlık iznine çevrilip onay ve rapor dosyasına konulmak üzere Bölge Müdürlüğü'ne gönderildiği, ancak rapor üzerindeki poliklinik tarihinin 20.10.2014 olmasına rağmen istirahat tarihinin 12.10.2014-14.10.2014 tarihleri olması nedeniyle yapılan yazışmalar neticesinde sağlık raporlarının sahte olarak düzenlendiğinin anlaşıldığı, bu şekilde sanıkların resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması neticesinde; sanıkların savunmaları, tanıkların beyanları, suça konu belgelerde yer alan rakam ve yazıların ...'in eli ürünü olmadığı, belgelerde yer alan rakamların ise sanık ...'nin eli ürünü olduğuna dair bilirkişi raporunun içeriği, ilgili kurumun cevabi yazıları ve tüm dosya kapsamından edinilen kanaat ile sanıkların üzerine atılı zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE 1. Mahkumiyet hükmüne esas alınan suça konu belgelerden özellikle 20.10.2014 tarihli ve 118 sıra nolu barkodu taşıyan ve sanık ...'nin 12.10.2014-14.10.2014 tarihleri arasında istirahat etmesi gerektiğine dair belgenin geçmiş tarihli düzenlendiği nazara alınarak; her ne kadar hükmün gerekçesinde belgelerin aldatıcılık yeteneğinin bulunduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; belgelerin duruşmada incelenerek özelliklerinin tutanağa geçirilecek şekilde mahkemece herhangi bir gözlem yapılmadığının anlaşılması karşısında; aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu gözetilerek; mahkumiyet hükmüne dayanak oluşturulan belge asılları duruşmada incelenip özellikleri tutanağa gerilmek suretiyle aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığı karar yerinde tartışılmak suretiyle sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hükümler kurulması,

2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan sahtecilik suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen belgelerle ilgili olarak yine tek bir suçtan hüküm kurulup, aynı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın arttırılması gerektiği dikkate alınarak, somut olayda suça konu belgelerin farklı tarihlerde düzenlendiklerine ilişkin delil bulunmadığının ve aynı anda kuruma ibraz edildiğinin anlaşılması karşısında sanıklar hakkında tek bir belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği ve birden çok sahte belgenin düzenlenmesi ile kullanılması olgusunun 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında dikkate alınabileceği gözetilmeden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, 3. Suça konu belgelerin akıbeti hakkında karar verilmemesi, 4. Sanık ...'nin, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 20.01.2020 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Nedenleriyle, hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/58 Esas, 2016/234 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/6854, K. 2024/6650, T. 15.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-6854-e-2024-6650-k-732152619afa